KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10846 E., 2010/11511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 gün ve 2004/57 - 2008/423 sayılı kararı bozan Daire’nin 24.05.2010 gün ve 2008/14120 - 2010/5735 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette her biri 1.000 TL nominal değerde toplam 32.963 adet hisseye sahip olduğunu, şirketin 31.03.2003 tarihli olağan genel kurul toplantısında 293.592.609.528.463.-TL'nın ortaklara her 1.000 TL'lık hisseye %58.718,52 oranında nakit kâr payı olarak dağıtılmasına,
ortaklara dağıtılacak net karın S.P.K'nın 13.03.2003 tarih ve 13/291 sayılı kararı doğrultusunda 100.532.961.079.948TL'sinin 1. taksit olarak 20.05.2003 tarihinde ve bakiye 193.059.648.448.515.-TL'nIn 2. taksit olarak 19.09/003 tarihinde ödenmeye başlanmasına karar verildiğini, 1. kâr payı taksitlerinin 20.05.2003 tarihinde ödendiğini, 2. kâr payı olan 12.676.063.390.-TL'nın ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket ortağı olan davacıların şirket aleyhine dava açmasının mümkün olmadığını, 12.06.2003 tarihinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nca müvekkili şirkete el konulduğunu, yönetim kurulunca ödemelerin mücbir sebep nedeniyle ertelenmesine karar verildiğini, bu nedenle muaccel olmuş borcun bulunmadığını, imtiyaz sözleşmesinin feshi işlemine karşı Danıştay 10. Dairesi’nde açılan iptal davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yönetim kurulunun, şirket genel kurulunca dağıtılmasına karar verilen ve takibe konu 2. temettü dağıtılması kararını erteleme yetkisi bulunmadığı, bu kararın alacağı çekişmeli hale getirip takibin kesinleşmesini önlediği, davacıların alacağının tahsili amacıyla yapacağı haciz ve hacizli alacaklar sırasına girmesi olanağını ortadan kaldırdığı, imtiyaz sözleşmesinin feshi ve sonraki işlemlere, davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmayıp kendi kusurlu davranışları ile neden olduğu,
bu kusurlu davranışlarının mücbir sebep niteliğinde hukuki bir koruma yaratmayacağı, somut olayda oluşan olayları davalının öngörmesi gerektiği, imtiyaz sözleşmesinin feshinin iptali için açılan dava sonucunda feshin yerinde olduğunun Danıştay kararı ile kesinlik kazandığı, bilirkişinin mücbir sebep görüşüne itibar edilmediği, davalının takibe itirazının haksız olduğu,
alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazının iptaline, takibin talep gibi devamına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen karar,davalı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez, davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10846, K. 2010/11511, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama