KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10892 E., 2012/2299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2009/125-2010/365 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı nezdinde sigortalı işyerinde bulunan jeneratörün 24.11.2008 tarihinde çalındığını, davalı şirkete başvurmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek, şimdilik 7.700 TL'nin 24.11.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiş, müddeabihi 9.745 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, ihbarın 11.02.2009 tarihinde yapılması sebebiyle süresinde olmadığını, hasarın da teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının TTK'nun 1292/son. Maddesindeki ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, işyeri paket sigorta poliçesinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı taraf işyerinde bulunan jeneratörün çalındığını ve durumun telefonla davalıya bildirildiğini ileri sürmüş, davalı ise ihbarın kasıtlı olarak geç yapıldığını savunmuştur. Davacı taraf, cevaba cevap dilekçesinde telefonla süresinde ihbar yapıldığını belirttiğine göre, mahkemece davacıdan ihbarın hangi telefonla sigorta şirketinin hangi telefonuna yapıldığı sorulup, bilgi verildiğinde durum ilgili yerlerden araştırılarak buna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Diğer taraftan, davacı hırsızlık rizikosunun gerçekleştiğini güvenlik güçlerine bildirmiş ve bu hususta yasal işlem başlatılmıştır. İhbarın kasten yapılmadığını kanıt yükü davalı tarafta olup davalı, davacının hangi nedenle kötüniyetli olduğu hususunu kanıtlamış değildir. Aksine, görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu davacının kasıtlı olmadığı ancak kusurlu olduğunu bildirmiştir. Mahkmece bu hususlar nazara alınmadan hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10892, K. 2012/2299, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama