KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10928 E., 2012/2386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.05.2010 tarih ve 2009/311-2010/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Hatay İli’nde 1999 yılından beri künefe tatlısının imalatı, satışı ve diğer işlerle ilgilendiğini, bu faaliyetlerinde de 04.04.2002 tarihinden itibaren tescil ettirdiği ‘HATAY KRAL KÜNEFE’ markasını ‘taç’ logosu ile kullandığını, davalının İskenderun’daki işyerinde ve şubesinde ‘KRAL KÜNEFE’ markasını kullanarak aynı alanda faaliyet gösterdiğini, karışıklığa neden olması ve markaya tecavüz etmesi nedeniyle çekilen ihtara uymadığını, marka hakkına tecavüz etmeye devam ettiğini ileri sürerek, tescilli markaya tecavüzün men’ine, tabelaların, basılı evrakların ve emtiaların toplatılmasına, 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili,bu marka ve logoyu öncesinde müvekkilinin akrabasının kullandığını, kendisinin ise “ANTAKYALILAR AYKRAL KÜNEFE” markası ve künefe yapan usta logosuyla faaliyet gösterdiğini, benzerlik ve markaya tecavüzün olmadığını, esasen başka marka ve logonun tescili için TPE’ne başvuruda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacıya ait işyerinin ismini, davacının markasını ve logosunu kullanarak 556 sayılı KHK'nun 62. maddesi hükmüne muhalefet ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.056,62 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer talepler yönünden verilen karar onanmış olduğundan bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli markaya tecavüzün meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davalının elde etmesi mümkün görülen kazancın tahsiline karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 2005 yılının son iki ayında ve 2006 yılının tamamında elde ettiği gelire göre hesaplama yapılmış olup, işbu dava ise 08.02.2006 tarihinde açılmıştır.
Kural olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Dava tarihinden sonra doğacak haklar için görülmekte olan davada karar verilmesi mümkün değildir.
Bu durumda davanın açıldığı tarih dikkate alınarak, bu tarih itibariyle davalının elde etmesi mümkün görülen kazancın hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden sonra elde edilen kazancı da kapsayacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10928, K. 2012/2386, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama