KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/10957 E., 2012/15116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.06.2010 tarih ve 2008/175-2010/497 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.10.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 14.1.2003 tarihinde Mimarlar Odasından onaylı projesini dava dışı A.Demircioğlu ve ortakları için yapılacak inşaat için hazırladığını, bir blok inşaatın yapılmasından sonra kalan kısmın ....’nun davalılar Bahadır İnş. Ltd. Şti. ve ... ile anlaşarak bu davalılara yaptırıldığını, ayrıca yine bu davalılara ait taşınmaza yapılacak inşaat için diğer davalı mimar ...’a onaylattığını, ...’ın küçük değişikliklerle projeyi 30.12.2005 tarihinde Mimarlar Odasına onaylattığını, müvekkilinin projesinin eser niteliğinde olduğunu, müvekkilinin FSEK anlamında maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 65.958 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, projelerin mimari ve statik yönden farklı olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait projenin eser niteliğinde olduğu ve davalılar tarafından aynen kopya edilerek uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 65.958 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın faizi ile davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemece eser sahibi davacının eser üzerindeki 5846 sayılı kanundan doğan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi aynı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68.maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup,
aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu,
BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/10957, K. 2012/15116, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama