KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11012 E., 2012/2686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2010 tarih ve 2009/282-2010/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, İbrahim Boyrazlı tarafından keşide edilen çeki süresi içerisinde davalı bankaya ibraz ettiğini, davalı tarafından tarih atılmadan karşılıksız şerhi düşüldüğü için keşideci İbrahim Boyrazlı'nın karşılıksız çek nedeniyle ceza almaktan kurtulduğunu ve müvekkilinin müracaat haklarını kaybettiğini ileri sürerek davalının haksız eylemi nedeniyle 10.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haksız fiil hükümlerine tabi talebin 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının çekin karşılıksız kaldığından bahisle 26/01/2007 tarihinde keşideci hakkında şikayette bulunduğu ve bu süreden sonra geçecek zamanaşımı süresi sonunda zararın ortaya çıktığını öğrenmiş olacağı, bu süre nazara alındığında da davaya konu talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu çekin keşidecisi aleyhine kanuni takip yolları tüketilmeden davacının davalı bankaya karşı gerçekleşen zararını talep etmesi mümkün olamayacağından mahkemece zamanaşımından bahisle davanın reddine karar vermesi doğru değil ise de, davacının çek keşidecisi aleyhine yasal takip yollarını tükettiği halde çek bedelini tahsil edemediği hususunun iddia ve ispat edilememiş olması karşısında davalı banka aleyhine bu aşamada açılan davanın erken açılmış dava niteliğinde bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden açıklanan bu gerekçe itibariyle sonucu bakımından doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 01.03.2012-Y.K
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11012, K. 2012/2686, 24 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama