KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11076 E., 2010/11331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.02.2008 gün ve 2007/85 - 2008/52 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.05.2010 gün ve 2008/10192 - 2010/5303 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 03.01.2001 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten itibaren YORUM markasını tescilsiz olarak kullandığını ve tanınır hale getirdiğini, davacı şirketin önceki ortakları tarafından kurulan davalı şirketin 21.03.2006 tarihinde YORUM ibaresinin marka olarak tescili talebinde bulunduğunu ve adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescil edilen 21.03.2006 tarih ve 2006/10973 numara ile 9. sınıftaki YORUM markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili YORUM ibaresinin müvekkilinin 05.11.1991 tarihinden itibaren tescilli ticaret unvanının esas unsuru olduğunu, aynı ibarenin tescil başvurusundan önce de marka olarak kullanıldığını, davacı şirket hissedarlarından ...’nün daha önce müvekkili şirketin çalışanı olup, müvekkilinin YORUM ibaresini marka ve ticaret unvanında kullandığını bildiğini, 16 yıldır sessiz kalan davacının hükümsüzlük davasını açamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın YORUM markası üzerinde davalıya göre önceliği bulunduğunu ve gerçek hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığı, üstelik YORUM ibaresinin davalı tarafından marka ve unvan olarak 2001 yılından itibaren kullanıldığını davacı tarafın o tarihten beri bildiği, hatta taraflar arasında ticari ilişki dahi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.5.2010 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11076, K. 2010/11331, 5 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama