KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11314 E., 2012/2974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2010 gün ve 2009/468-2010/150 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan döviz hesabının zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesi ile hesapta bulunan mevduatın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 23.247,43 EURO'nun davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet ve esastan reddini savunmuş, yargılama aşamasında 30.804,23 EURO'nun davacıya ödenerek ibra belgesi aldıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 11.02.2010 tarihli ibra belgesinde, davacının "dava konusu hesaba ilişkin hiçbir hak ve alacağının kalmadığı ve dava ile ilgili her ne nam altında olursa talepte bulunamayacağı" belirtildiği gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine ve davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı asilin avukat olmayan vekili tarafından, davalı Banka'dan yapılan ödemeye istinaden bu dava ile ilgili hiçbir hak ve alacak talep edilemeyeceğine dair ibraname verildiği, böylelikle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Hükmü temyiz eden davacı vekili, davacı adına yapılan yargılama giderlerinin kendisi tarafından karşılandığını, ayrıca hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin kendisine ait olduğunu, bu alacaklardan davacı asilin bankayı ibra edemeyeceğini iddia ederek davada taraf olmadığı halde kendi adına hükmü temyiz etmiştir. Halbuki avukatlar görev yaptıkları davada ancak vekilleri adına hareket edebilirler ve bu davalarda taraf sıfatını kendi adlarına kazanamazlar.
Bu sebeple yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin taraf olmadığı bir davada kendi adına hükmü temyiz etmesi mümkün olmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerektmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11314, K. 2012/2974, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama