KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11393 E., 2012/3383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2010 tarih ve 2010/203-2010/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı olan işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu oluşan zarar davalıya bildirilmesine rağmen, ödenmediğini, zararlarına karşılık olmak üzere 10.000 TL asıl alacak üzerinden yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının adresine göre yetkili icra müdürlüğü ve mahkemesinin Beykoz icra müdürlüğü ve mahkemeleri olduğunu, hırsızlığın sigortalı yerde meydana gelmediğini, poliçe kapsamında bulunmadığını, istenen miktarın fahiş olup gerçek zararı göstermediğini, yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıya ait işyerinin davalı tarafından hırsızlık teminatını kapsar biçimde sigorta edildiği, bu işyerinde 22/03/2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu 2.737,07 YTL'lik zarar oluştuğu, talebe rağmen davalının ödemeyi yapmadığı gerekeçeleri ile davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacağa vaki itirazının 2.737,07 YTL'lik ve işlemiş faize ilişkin itirazının ise 363,03 YTL'lik kısmının iptaline, bu miktarlar üzerinden takibin devamına ve 1.094,82 YTL inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirine bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava hırsızlık sigortasından kaynaklanan tazminatın tahsiline ilişkin olup alacak likit olmadığı halde mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Öte yandan, mahkemece davacı tarafın takipte, talebine göre ancak avans oranında temerrüt faizi isteyebileceği nazara alınarak buna göre itirazın iptaline karar vermek gerekirken, alacağa takip tarihinden itibaren %42 oranında temerrüt faizi yürütülmesine imkan verecek şekilde karar tesisi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11393, K. 2012/3383, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama