KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11571 E., 2012/2879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2008/145-2010/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''helal'' ibaresinin marka olarak tescili için davalı nezdinde tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurusunun 2005/56194 sayılı ''helal'' markası ve 556 sayılı KHK'nin 7/1-c, d, j bendleri gerekçe gösterilerek reddedildiğini, red sebeplerinin yerinde olmadığını belirterek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı marka başvurusunun redde dayanak gösterilen marka ile aynı olduğu gibi, özellikle İslam dinini tercih eden tüketiciler yönünden mal veya hizmetin alım tercihlerini etkileyecek nitelikte tanımlayıcı bir ibarenin markalaştırılmasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusu ile redde dayanak markanın ve kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı olduğu, ''helal'' ibaresinin ortalama tüketiciler nezdinde İslami kurallara uygun olarak algılandığı, ürün ve hizmetler için doğrudan vasıf belirten tanımlayıcı bir ibare olduğu, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, her başvurunun kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ibarenin daha önce marka olarak verilmesinin sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11571, K. 2012/2879, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama