KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11603 E., 2012/2563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av....
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/04/2010 tarih ve2009/194-2010/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kurum’un Konya Şubesi nezdinde kar ve zarara katılma hesabının bulunduğunu, bu hesabın vade bitim tarihi olan 06.02.2001 tarihi itibari ile mevduat hesabına dönüştürülmesi için davalıya 05.02.2001 tarihinde noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini, çekilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, davalı şirketin faaliyet izninin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 10.02.2001 tarihinde kaldırıldığını, davalının tasfiyeye girmiş bulunduğunu, müvekkiline mevduat hesabına mahsuben herhangi bir ödemenin yapılmadığını,
müvekkilinin mevduat hesabına dönüşen miktar kadar davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı nezdindeki kar ve zarara katılma hesabının yasal olarak mevduat hesabına dönüştüğünün tespitine ve 29.484 DM (15.077 Euro) alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında “kar ve zarara katılma hesabı akdi”nin bulunduğunu, müvekkili şirketin tasfiye aşamasında bulunduğunu, tasfiye sonuçlanmadan ödeme yapmasının mümkün olmadığını, bu durumda davacının muaccel ve talep edilebilir mevcut bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, Yargıtay Bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davacıya ait kar ve zarara katılma hesap cüzdanı içeriği gereğince davacının davalı kurumda 29.484 DM nin bulunduğu, davalının elinde bulunan bu bedelin 06.02.2001 tarihi itibariyle vadesiz hesaba döndüğü, bedelin istenildiği takdirde davacıya iade edilmesi gerektiği, 06.02.2001 tarihinden itibaren davacı tarafından davalı ... kurumu aleyhine başlatılan icra takibi tarihi olan 26.12.2003 tarihine kadar bedelin vadesiz mevduat olarak bulunduğu,
bu tarihten sonra davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne, 15.077 EURO nun 06.02.2001 tarihinden 26.12.2003 temerrüt tarihine kadar Devlet Bankalarının EURO üzerinden vadesiz mevduata uyguladığı faizi ve 26.12.2003 tarihinden itibaren ise 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. ./...
2010/11603 2012/2563
S2
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
1.632,00 H · 409,15 PH · 1.222,85 BK 05/03/2012 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11603, K. 2012/2563, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama