KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11629 E., 2010/12937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2008 gün ve 2008/201-2008/557 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.06.2010 gün ve 2009/1705 - 2010/7468 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, keşidecisi ... olan davalıya ait çekin hamili olduğunu, keşidecisinin kimliğinin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını, davalının çek hesabı açarken üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, 1.000,00 YTL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 YTL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, Çek Kanunu uyarınca alınması gerekli tüm belgelerin alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, keşidecinin nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çeki keşide edenin gerçek ... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacı tarafından bu çeke dayalı olarak yapılan bir icra takibi bulunmadığı, bu nedenle gerçek ...’ın bu çek düzenlemesi ile ilgili sahtecilik veya dolandırıcılık konusunda herhangi bir itirazı veya şikayetine ilişkin bir başvuru da bulunmadığı,
söz konusu çekin ödenmemesinden dolayı bir zararın doğması için çeki keşide eden borçlusuna karşı tüm hukuki yolların denenmiş ve alacağın alınamamış olması gerektiği, davacının öncelikle ... ve kendisine çeki keşide eden ve ... kimliğini kullanan şahsa karşı talepte bulunması,
bu kişinin kendisi tarafından davalı banka şubesinden çek defteri alınmadığı ve çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığı konusundaki yapacağı itiraz üzerine sahtecilik iddiasında bulunması halinde bu sahtecilik fiilinin tespiti ile çek bedelinin bu nedenle tahsil edilememesi durumunda davacının bir zararı meydana gelecek olup bu yollar sonucunda alacağını alamaması durumunda meydana gelen zararın tazmini için davalı bankaya yönelmesi gerektiği, davacının henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 28.06.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11629, K. 2010/12937, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama