KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11747 E., 2012/3833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/06/2010 tarih ve 2009/103/2010/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin buluş başlığı “koruyucu bir tel örgü, örgüyle yapılmış koruyucu bir yapı ve koruyucu tel örgünün koruyucu yapıyı inşaa etmek için kullanılması” şeklinde ifade edilen 22/03/2008 tarihinde TPE tarafından tescile bağlanmış Avrupa patentinin sahibi olduğunu, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünün Merzifon- Çorum bölünmüş yol güzergahı şev ıslahı yapım işi ihalesinde davalının işin yapımını üstlendiğini, davalının işte kullandığı tel örgünün müvekkilinin patenti ile koruma altına alınan buluşu içerdiğini ileri sürerek,
davalının müvekkilinin patentinden doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile men ve refine, 551 sayılı KHK nin 140/2-b maddesi uyarınca davalının patent konusu buluşu kullanmakla elde ettiği kazanca göre belirlenecek 40.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, 2000 yılında bir Slovak firmasından altıgen tel örgü makinası ithal ettiklerini, kullandıkları bu makinenin ürettiği mamüllerin herhangi bir korumasının bulunmadığını, davacı patentine konu buluş ile tekniğin bilinen durumunun aşılmadığını, patentin yenilik niteliğinden de yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşılık dava ile davacı patentinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yargılama konusu davacı patentinin hükümsüzlüğünü gerektirecek koşulların bulunmadığı, davalının davacının patent hakkı kapsamında bulunan ürünü üretip satma biçimindeki eyleminin davacının patentten doğan haklarına tecavüz ve haksız rekebet oluşturduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin davacının 2008/662 sayılı patentten doğan haklarına tecavüz ve bu bağlamda haksız rekabet yarattığının tespitine, yaratılan patente tecavüz ve haksız rekabetin ref ve men’ine,
19.957,82.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans oranları üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesini müteakip özetinin tüm Türkiye’de yayınlanan gazetelerden birinde bir defa ilanına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11747, K. 2012/3833, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama