KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11802 E., 2012/3233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve2008/111-2010/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin ortağı ve çalışanı olan diğer davacının ... Evleri konut projesinin sunumuna yönelik hazırladığı, toplu konutların tamamlanmış durumlarını gösteren üç boyutlu tasarımların eser sahibi olduğunu, bunların kesin projenin tamamlanması için davalı belediyeye verildiğini, müvekkilinin izni olmaksızın bu tasarımların 19.04.1998 tarihli Türkiye Gazetesi'nde, İhlas Organizasyon A.Ş.'nin konut kredisi ilanlarında, iki boyutlu olarak,
bütünlüğü bozularak ve müvekkilinin ismine yer verilmeksizin defalarca yayımlandığını, kullanımın durdurulması için gönderilen 04.05.1998 tarihli ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davacı tasarımını alelade bir reklam logosu olarak kullanmak biçimindeki eylemin eser sahibi müvekkilini manevi zarara soktuğunu, bunun yanında mali haklarına da tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek, FSEK'in 68. maddesi uyarınca 10.000 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın 19.04.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, yetki itirazında bulunmuş, istemlerin zamanaşımına uğradığını, ayrıca anılan proje ve tasarımın müvekkiline verildiğinin yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiğini, eylemin sorumlusunun diğer davalı olduğunu savunmuştur. Diğer davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ...'nin bu davayı açma hakkının bulunmadığını, müvekkilinin kullandığı tasarımların da farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, FSEK 66/son. maddesi uyarınca yetki itirazı reddedilmiş, fikri bir çabanın ürünü olması nedeniyle eser vasfında bulunan tasarımların davacı ... tarafından oluşturulup davacılar tarafından davalı belediyeye verilerek alenileştiği, eserin yaratılmasıyla adı geçenen manevi haklarının kendiliğinden doğduğu,
davalıların eylemlerinin eser sahibinin eserle ilgili adın belirtilmesi ve eserin bütünlüğünü koruma haklarını, eserin umuma arz yetkisini ihlal ettiğini, davalıların 01.04.1998 tarihinde başlayıp 30.04.1998 tarihinde sona eren eylemleri yönünden BK 60. maddesinde öngörülen 1 yıllık ve FSEK 71. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, davacı eser sahibinin manevi tazminat isteminin bu sebeple reddinin gerektiği;
bir ilim eserinin resminin çekilmesinin davacı eser sahibinin eserle ilgili işleme, çoğaltma ve yayma biçimindeki mali haklarını da ihlal ettiği, davalıların davacıya ait eserin resmini yazılı bir sözleşme ile mali haklarını devir yahut kullanım ruhsatını devir etmeksizin çoğaltıp yayımlamalarının, eserin mali haklarının halen sahibi olan davacı şirketin FSEK'in 21. maddesinde yer alan işleme, 22. maddesinde yer alan çoğaltma ile 23. maddesinde yer alan yayma biçimindeki mali haklarını ihlal ettiği, somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedelinin tüm eylemler için (75x 3=) 225 TL olduğu,
son eylemin 30.04.2008 tarihinde gerçekleştiği nazar alındığında BK 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin telif tazminatı yönünden dolmadığı gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat istemi bakımından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı şirketin telif tazminatı istemiyle açtığı davanın kısmen kabulüne, 225 TL'nin 18.04.1998 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11802, K. 2012/3233, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama