KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11834 E., 2012/2884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2009/157-2010/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1992 yılında ticaret siciline tescil edilmiş olan müvekkili şirketin ticaret ünvanındaki ayırt edici kısım olan ''Altınmarka'' ibaresinin, 31.03.2008 tarihinde kurulan davalı şirket tarafından ticaret ünvanı olarak tescil ettirilerek kullanıldığını, müvekkilinin aynı ibareli tanınmış markalarının da 1997 yılında TPE nezdinde tescil edilmiş olup, müvekkilinin bu ibare üzerinde üstün ve öncelikli hakkının bulunduğunu, davalının bu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek haksız rekabetin tespitine, söz konusu fiil ve eylemlerin men'ine, durdurulmasına, mevcut ibarenin davalı ticaret ünvanından silinmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, tarafların faaliyet gösterdikleri sektörlerin farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tanınmışlık ispat edilememiş olmakla birlikte, ''Altınmarka'' ibaresi üzerindeki üstün hak sahipliğinin hem fiili kullanım hem de tescilli kullanım yönünden davacıya ait olduğu, taraflar farklı alanlarda faaliyet göstermekte ise de korunmaya değer hakkın tescilden kaynaklanması dolayısıyla iş kolunun aynı olup olmadığının önem taşımadığı ve davalının ünvanının terkini için hukuki koşulların oluştuğu, tescilli ticaret ünvanının kullanılmasının tescil sahibi yönünden hak ve yükümlülük olduğu, bu kapsamda unvan terkin edilinceye kadar haksız rekabetin oluşmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11834, K. 2012/2884, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama