İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/11881 K.2010/11996

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.03.2008 gün ve 2007/164-2008/76 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.05.2010 gün ve 2008/10641-2010/5880 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar…

Esas2010/11881Karar2010/11996Tarih24 Kasım 2010Okuma5 dk · 1.070 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/11881 E., 2010/11996 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2010
Mahkemesi
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.070 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.03.2008 gün ve 2007/164-2008/76 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.05.2010 gün ve 2008/10641-2010/5880 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış bir ressam olduğunu, yılbaşı programı nedeniyle T.D.İ.’ ne ait İstanbul’ da Karaköy 4 numaralı antreponun duvarına özgün resimler yaptığını, davalı ...’un yapımcı, ...’ün icracı sanatcı olduğu,

“kime zarar” isimli müzik eseri ile ilgili olarak yapımı gerçekleştirilen müzik klibinin, davacı resimlerinin bulunduğu duvar fon olarak kullanılmak suretiyle davacı eserinden kaynaklanan işleme, çoğaltma, ve umuma iletim gibi mali, umuma arz ve adın belirtilmesi gibi manevi hakların ihlali sebebiyle FSEK’nun 68. maddesi uyarınca telif tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemiyle Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2003/1 esasa sayılı dosyasında açtıkları davanın kabul edildiğini,

buna rağmen aynı klibin davalı TRT ‘ye ait TV kanallarında da 10.04.2007 tarihinden itibaren müteaddit defalar yayınlanarak FSEK’nun 14. ve 15. maddelerinde yazılı umuma arz ve adın belirtilmesi gibi manevi hakları ile FSEK’nun 21,22/, 24 ve 25. maddelerinde yazılı işleme, çoğaltma, temsil ve umuna iletim mali haklarının ihlali olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere FSEK’nun 68. maddesi uyarınca 15.000,00 YTL maddi ve FSEK’nun 70/1. maddesi uyarınca 3.000,00 YTL manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte alacaklardan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...’e tebligat yapılamamış, davacı vekili bu davalıya açmış olduğu davayı atiye terk etmiştir. Diğer davalılar ise davanın reddini istemişlerdi. Mahkemece davalı ... hakkında açılan davanın atiye terki sebebiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce 25.05.2010 tarihli ilamla onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

Dava konusu müzik klibi, davacıya ait güzel sanat eseri vasfındaki duvar resminin 5846 Sayılı FSEK 6/3. maddesi anlamında işlenmesi suretiyle film haline sokularak ve davalı ... tarafından musiki eserinin icrasıyla birlikte tespiti gerçekleştirildiğinden, davalılardan ... FSEK 80. maddesine göre meydana getirilen bu tespit üzerinde film yapımcısı sıfatına sahiptir.

Davacının eseri üzerindeki mali hakların kullanılma yetkisinin devrine dair taraflar arasında başlangıçta geçerli bir sözleşme mevcut değilse de; söz konusu müzik klibi ile ilgili olarak Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2003/1 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından film yapımcısı ...'ın da dahil olduğu davalılar aleyhine FSEK 68/1. ve 70. maddelerine dayalı olarak açılan dava neticesinde mahkemenin 23.11.2005 tarih 1/585 sayılı kararıyla telif tazminatına hükmedilerek karar kesinleştiğinden, Dairemizin yerleşik

kararları ve öğretide de benimsendiği üzere eser sahibinin seçimlik hakkının bedel yönünde kullanması nedeniyle, davacı ile davalı film yapımcısı arasında mali hakların kullanılması yetkisinin (somut uyuşmazlık bakımından işlenme hakkı ve umuma iletim) devri sözleşmesi yapılmış gibi bir hukuki durum meydana gelmiştir (farazi sözleşme ilkesi). FSEK 68/son fıkrası hükmü de, tecavüz edenin ödediği bedel karşılığı elde ettiği mali hakların kullanımında eser sahibine karşı mevzuatın öngördüğü kurallarla bağlı olacağı biçiminde anlaşılması gerekeceğinden farazi sözleşme ilkesini engelleyen bir düzenleme niteliğinde değildir.

Söz konusu farazi sözleme ilişkisini meydana getiren mahkeme kararında benimsenen bilirkişi raporunda FSEK 68//1. maddesine göre telif bedeli belirlenirken davacının sanatsal kişiliği ve tanınmışlığıyla birlikte müzik klibinin hitap ettiği kitle, coğrafi alan, davacı eserinin klibe katkısı, kullanım şekli ve eserin satışları gözönüne alındığından, farazi sözleşme ilişkisinin açıklanan niteliği itibariyle, somut uyuşmazlık bakımından FSEK 80. maddesi uyarınca davacıya ait güzel sanat eserinin işlenme ve umuma iletim haklarını kullanma yetkisinin davalı yapımcı tarafından tasarruf edilmesine izin verildiğinin kabulü gerekir.

Bu durumda, davalı ... dava konusu müzik klibinin yapımcısı sıfatıyla FSEK 80. maddesinde düzenlenen ve herkese karşı ileri sürülebilen film yapımcısı hakkını aslen iktisap etmiştir.

Film yapımcısı hakkının iktisabıyla birlikte bu hakka bağlı olarak Kanunla film yapımcısına tanınan mali haklar da davalı ... tarafından kullanılacağından, söz konusu müzik klibinin davalı TV kanalında umuma iletim için ayrıca davacıdan izin alınması gerekli olmayıp, müzik klibinin davalı TV kanalında yayınlanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Dairemizin 29.04.2004 tarih 9926/4741 sayılı kararına konu olan uyuşmazlıkta ise, eser sahibinin mirasçısı olan davacı tarafından bir TV kanalı aleyhine açılan davada sinema eserinin yapımcısı ile davacı mirasçı arasında FSEK 80. maddesi anlamında meydana gelen farazi sözleşme ilişkisinin mevcut olduğuna dair bir açıklama bulunmadığından, anılan kararda sinema eserinin ilk dava tarihinden sonraki tarihlerde de umuma iletiminin yeni bir hak ihlali oluşturacağına dair Dairemizin anılan kararının iş bu davada emsal olarak dikkate alınması da mümkün değildir.

Davacı ile davalı film yapımcısı ... arasındaki farazi sözleşme ilişkisi, davalı tarafından ilk tespiti gerçekleştirilen müzik klibi üzerindeki mali hakların kullanılma yetkisine izin verilmesi ile sınırlı olup, davacıya ait güzel sanat eserinden kaynaklanan mali ve manevi haklar esasen davacı üzerinde kalmaya devam edeceğinden mahkemece ulaşılan sonucun eser sahipliği ve temel haklar aykırı bir yönü bulunduğundan da söz edilemeyecektir.

Mahkemenin karar gerekçesindeki FSEK 45 ile 65. maddeleri hükümlerinin aynı kanundaki komşu haklarla ilgili hükümlere doğrudan değil, ancak uyduğu oranda uygulanabileceğine dair görüş, eser sahipleri ve halefleri bakımından 5846 Sayılı FSEK'deki söz konusu maddelerin (45.maddeden 65. maddeye kadar) komşu haklar içinde uygulanmalarına yönelik genel bir değerlendirme niteliğindedir. Kararda FSEK (45), ve (65). maddelerinin bizatihi somut olayda uygulandığına dair bir gerekçeye yer verilmediği açıkça anlaşıldığından, mahkeme kararında ve kararın özetlendiği Dairemiz kararıda maddi hataya yer verildiğine dair ileri sürülen karar düzeltme nedeni de yerinde değildir.

Öte yandan, söz konusu farazi sözleşme ilişkisi nedeniyle kullanımına izin verilen mali hakların niteliği itibariyle davacıya ait manevi haklardan eserin umuma arzına da muvafakat edildiğinin kabulü gereklidir.

Ayrıca, önceki davada davacı tarafa FSEK 15. ve 70. maddesine dayalı olarak manevi hak tazminatı istenilmiş olup, aynı Kanun'un 67/3. fıkrasına dayalı olarak eser sahibinin adının belirtilmesi yolunda bir talep bulunmadığına göre, önceki mahkeme kararıyla oluşan farazi sözleşmeye uygun olarak davalı TV kanalında dava konusu müzik klibinin ilk tespitinin yapıldığı haliyle gerçekleştirilen umuma iletilmesi eyleminde davacının FSEK 15. maddesi uyarınca adının belirtilmesine ilişkin manevi hakkının ihlal edildiği iddiasının reddine dair mahkeme kararının gerekçesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yukarıdaki açıklamalara ve dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK' nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11881, K. 2010/11996, 24 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11881
Karar No
2010/11996
Tarih
24 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/11881 K.2010/19676
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/11881 K.2010/15530
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/11881 K.2010/14960
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/11881 K.2010/12343
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/11882 K.2010/15385
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/11882 K.2010/12695

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.