KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11963 E., 2012/3670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2007 tarih ve 2006/149-2007/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki 14.04.2004 tarihli sözleşme ile davalı şirketin Bandırma mağazasının et reyonunun davacı tarafça işletilmeye başlandığını, sözleşmeye göre satılan ürünlerin tahsilatının davalı şirket kasasınca yapılıp kesilecek kira tenzil edildikten sonra ortaya çıkan bedel ödeneceği halde zamanında ödenmediğini, reyona et ve et ürünü koymakta zorlandığını, yoğun kar yağışı sebebi ile birkaç gün et reyonunu açamadığından sözleşmenin haksız olarak şifahen feshedildiğini, bakiye borcun ödenmediğini, katılım payı adı altında faturalardan sebepsiz bir şekilde 4.500 Euro kesinti yapıldığını,
geç ödemeler nedeni ile müvekkilinin çek tazminatı, ticari kredi gecikme faizi, SSK, Bağkur, elektrik, su, kira ödemelerinin gecikme faizlerini ödediğini, iş yapamaz hale gelmesinden doğan menfi zararları olduğunu, ticari itibarı zedelendiğinden manevi zarar doğduğunu ileri sürerek, toplam 50.055,95 maddi, 70.000 TL. manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki 18.06.2004 tarihli sözleşmenin geçerli olduğunu, açık hesap usulüne dayalı ticari ilişki bulunduğunu, kesilen faturalar ve yapılan ödemelerin cari hesaba işlendiğini, davacıya borçlu olmadıklarını, sözleşmenin 5.maddesinde kullanım bedeli gereğince kesinti yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında tanzim tarihi daha sonra olan ve aynı konuya ilişkin bulunan 18.06.2004 tarihli sözleşmenin esas olduğu, esasen iki sözleşmede de davayı etkileyecek esaslı bir şart olmadığı, davacının ürün teminini güçleştirecek uzun süreli ve kalıcı kış şartları olduğuna dair delil bulunmadığı, ödemelerini zamanında alamaması iddiasına ilişkin davalıya ilettiği bir talep olmadığı, basiretli davranarak gerekli ve yeterli tedbirleri önceden alması gerektiği, tanık beyanlarından reyonda birkaç günden fazla yeterli et stok ve çeşidi bulunmadığının anlaşıldığı,
sözleşmenin sona ermiş olmasında davacının kusurlu olduğu, cari hesap ilişkisi nedeniyle her fatura için ayrı bir eksik ödemeden söz edilemeyeceği, cari hesap özetinin faturalarla değerlendirildiğinde uygun bulunduğu, 4.500 Euro kesintinin sözleşmeden kaynaklandığı, manevi tazminat şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11963, K. 2012/3670, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama