KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/11969 E., 2012/3805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2010 tarih ve 2009/47-2010/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin noterde düzenlenen 24.04.2008 tarihli personel taşıma sözleşmesine istinaden, davalıya ait otel için personel taşıma işi yaptığını, faturaya dayalı taşıma bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan takibin, davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında noterde düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığını, ancak 01.04.2008 tarihli adi yazılı sözleşmeye istinaden davalıdan hizmet alındığını, yapılan taşıma işi karşılığı davacıya 18678,00 TL ödendiğini, bakiye borcun 355,99 TL olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak faturaların davalıya tebliğ olunduğunun kanıtlanamadığı, tek taraflı olarak düzenlenmiş faturaların yalnız başına davalı aleyhine delil olamayacağı gibi, davalı tarafından düzenlenmediğinden HUMK. nun 292. maddesi hükmü uyarınca yazılı delil başlangıcı da kabul edilemeyeceği, takip dayanağı 6 adet faturadan 31.07.2008 tarih, 304799 nolu, 6428,00TL bedelli fatura hariç diğer faturaların davalı şirket kayıtlarında yer almadığı, öte yandan fatura muhteviyatı olan hizmetin yapıldığının davalı tarafça kısmen kabul edildiği,
davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davacının 355,99 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden gecikme faizi istenemeyeceği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 355,99 TL asıl alacak üzerinden devamına, bu miktar üzerinden davalının davacıya icra inkar tazminatı ödemesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma bedelinin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup,mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, içeriğine itiraz edilmeyen 01.04.2008 tarihli sözleşme ile davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği uyuşmazlık konusu değildir. Şu halde, davacı tarafça taşıma işinin sezon boyunca yapıldığının, ancak bir kısım taşıma bedelinin davalı tarafça ödenmediğinin iddia olunmasına ve sözleşme ilişkisinin sezon sonuna kadar sürmediği yönünde davalı savunması bulunmamasına göre, sözleşme hükümleri, ödeme belgeleri ve taraflarca dosyaya sunulan diğer kanıtlar değerlendirilmek suretiyle, davacının alacağı bulunup bulunmadığı hususunda aralarında turizm sektöründen bilirkişilerin de bulunacağı bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/11969, K. 2012/3805, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama