KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12008 E., 2012/4019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/07/2010 tarih ve 2009/326-2010/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı bir müşterinin 28.10.2002 tarihinde yaptığı 33.391,42 TL tutarlı havalenin sehven davalı hesabına aktarıldığını, davalının bu parayı vadeli hesaplarda değerlendirerek 19.088,33 TL faiz geliri elde ettiğini, hatanın 8.3.2005 tarihinde anlaşılması üzerinde davalı hesabında bulunan 33.116,19 TL’nin müvekkili tarafından alındığını, ancak müvekkilinin bu karışıklık nedeniyle uğradığı zararın tam olarak karşılanmadığını ileri sürerek, ıslah dilekçesiyle 36.875,99 TL’nin 28.10.2002 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili hesabına yatan paranın müvekkilinin dava dışı bir şirketten beklediği para olarak düşündüğünü, hatanın anlaşılması üzerine müvekkilinin rızaen parayı ödediğini, bunun dışında davacının faiz istemesinin yasal olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce (davacının ancak davalının elde etmiş olduğu faiz gelirini isteyebileceği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne, 16.407,00 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12008, K. 2012/4019, 16 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama