KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12024 E., 2012/3039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2010 tarih ve 2009/69-2010/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı bankanın F.Çakmak Şubesinde hesap açtırdığını, bu hesaptan dolayı yaklaşık 8.000 ila 10.000 TL arasındaki çekleri ticari faaliyetlerinde kullandığını, gerek kullanılan çeklerden dolayı gerekse başkaca ticari faaliyetlerinden kaynaklanan piyasaya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkili firma yetkilisinin ... adına kayıtlı bulunan ipoteğin fekki için başvurulduğunda, davalı banka yetkilileri ipoteğin fekli için teminat olarak 7.942,50 TL nin yatırıldığında ipoteğin kaldırılacağının beyan edildiğini,
firma yetkililerinin bu durumun haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan etmelerine rağmen banka tarafından ısrar edilmesi üzerine parayı yatırmak zorunda kaldıklarını, davalı tarafa 05.07.2008 tarihli ihtarname çektiklerini, parayı çekmek istediklerini bildirdiklerini ancak davalı bankanın aktif bulunan 161 adet çeki için nakit blokaj alındığının bildirildiğini, müvekkili firmanın market işletmesini 28.09.2005 tarihinde devrettiğini bu tarihten itibaren çeklerin aktif olmasından bahsedilemeyeceğini, müvekkili firmanın banka hesabına konulan tek taraflı blokenin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, aradan 3 yıla yakın süre geçtiğini,
çeklerin aktif olmadığını, davalı bankanın 10 yıl beklenmesi gerektiğini beyan ettiklerini, bu paranın kullanılmasının ağır hak kaybına yol açtığını, kararın tek taraflı uygulanmasının da kabul edilecek bir durum olmadığını belirterek 7.942,50 TL müvekkili şirket alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili bankanın çek karnesi verdiği müşteriye kanundan dolayı bir tür gayri nakdi kredi açıldığını, olumsuz riskin gerçekleşmesi halinde ortaya çıkacak zararın sorumluluğunu yüklendiğini, çeklerin karşılıksız çıkması halinde 3167 S.K. 10 maddesi gereğince çek yaprağı başına sorumluluğu olduğunu ve yasada belirlenen miktarı ödeme mecburiyeti olduğunu, davacı tarafça imzalanan ve düzenlenen taahütname uyarınca davacı tarafın imzası ile sorumluluğu kabul ettiğini, ipoteğin kaldırılmasını isteyen şirkete müvekkili banka tarafından 112 adet her bir tanesi 25 adet olan çek karnesi teslim edildiğini, aktif
görünen 177 adet çek için davacı müşteri ad ve hesabına faiz getirmeyen bir hesap açıldığını ve risk kadar bedelin depo edildiğini, müvekkili banka hesabına geçen bir meblağın söz konusu olmadığını, ayrıca 18.05.2007 tarihinde ipoteğin fekkedildiğini, ihtarda herne kadar çeklerin tamamı iptal ve imha edilmiştir denilmiş ise de, çeklerin iptaline dair bir mahkeme kararının sunulmadığını, ayrıca imha edildiği bildirilen çeklerden 5 tanesinin hamillerine ihtardan sonra ödendiğini belirterek haksız hukuka aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, Banka tarafından Pazar Market adına düzenlenerek teslim edilen 2800 adet çek yaprağından 08.12.2009 inceleme tarihi itibarıyla bankaya iade edilmediği kayıtlarda gözüken ve davacı tarafın keşide ettiği Kayseri 7. Noterliğine ait 05.09.2007 tarih ve 30431 yevmiye nolu ihtarnamede de dava konusu edilen çeklerin karşılıklarının tamamen ödenmesine müteakip iptal ve imha edildiği,
başka bir ifade ile belirtilen çeklerin bankaya teslim edilmediğinin açıklıkla beyan ve kabul edildiği 161 adet çek yaprağı için 2007 tarihi itibarıyla 3167 sayılı kanunun 10. maddesi gereğince zorunlu Banka ödemesi gereğinden doğan 7.942,50 TL’lik gayrı nakdi riski için banka lehine oluşturulan ipoteklerin fekki sonucunda ortaya çıkan teminat açığı nedeniyle belirtilen miktarda paranın banka nezdinde oluşturulacak faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesi uygulaması gerek 3167 sayılı yasa ve gerekse taraflar arasında düzenlenen Genel Kredi Taahütnamesi ile çek ve alacaklı cari hesap taahütnamesi hükümlerine uygun olduğu,
banka tarafından 28.07.2005 tarihinde en son teslim edilen çek koçanı /çek karnesi nedeniyle banka riskinin 2015 yılına kadar devam edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12024, K. 2012/3039, 2 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama