KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12084 E., 2012/3560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2009/577-2010/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete “All Risk Sigorta Poliçesi” ile sigortalı toplu konut inşaatında davalının taahhüdünde yapılmakta olan çalışmalar esnasında yangın meydana geldiğini, meydana gelen hasar nedeni ile sigortalıya 67.004 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, TTK nun 1301 maddesi uyarınca müvekkili tarafından sigortalısına ödenen 67.004 TL nin 12.04.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kusur oranı itibariyle davalıya rücu edilebilecek tazminat tutarının 33.802 TL olduğu ve bu miktarın ödeme tarihi olan 12.04.2007 tarihinden itibaren talep gibi yasal faizi ile davalıdan tahsili gerektiği gerekçeleri ile 33.802 TL nın 12.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı ... şirketinin sigortalısının rizikonun meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı halde davacıya kusur atfeden bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12084, K. 2012/3560, 9 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama