KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12149 E., 2012/16919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2010 tarih ve 2008/7-2010/76 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili derneğin bağlı bulunduğu KIBATEK Vakfının ilk olarak Kıbrıs ve Balkanlar’da var olduğu halde bilinmeyen ve tanınmayan Türk Edebiyatlarının tanıtılması amacıyla 1998 yılından beri faaliyette bulunduğunu, 2001 yılında tüzel kişilik kazandığını, ‘KIBATEK’ ismi ve logosunu uzun süreden beri kullandığını, marka olarak da tescil ettirdiğini, Türkiye ayağı olarak müvekkili derneğin kurulduğunu, davalının faaliyetlerinde müvekkilinin tescilli markası ve logosunu kullandığının tespit edildiğini, marka hakkına tecavüz ettiğini, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, tecavüz fiillerinin durdurulmasına,
10.000 YTL manevi tazminatın tahsiline, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kullandığı www. kibatek.org. tr ibareli internet adresine erişimin engellenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili derneğin kuruluşunun 1997 yılına dayandığını, dernek kurma fikrinin 9 Eylül Üniversitesi Türk Dilleri öğretim görevlisi Feyyaz Sağlam’ın önerisi İsmail Bozkurt’çanın da uygun görmesiyle kurulduğunu, ‘KIBATEK’ ambleminin davacı tarafın iddialarının aksine İzmir’de çizilerek kullanılmaya başlandığını, esasen, müvekkilinin adında ‘Irak’ ibaresine yer verildiğini, davacı yetkilileri hakkındaki suç duyurusunda bulunulduğunu, sonucunun beklenilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların Dernekler Kanunu’na göre kuruldukları, davalının ‘Kıbrıs Irak Balkanlar Avrasya Türk Edebiyatları’, davacının ise, ‘Kıbrıs Balkanlar Avrasya Türk Edebiyatları’ adlarıyla tüzel kişilik kazandıkları, davacının 29.01.2007 tarihinden itibaren ‘KIBATEK+şekil’ ibareli markayı 41. hizmet sınıfında adına tescil ettirdiği, davalının İzmir’de kurulduğu, bir markasının olmadığı, ancak yasal sürece uygun kurulduğu, sempozyum, seminer, kongre düzenleme gibi bir çok faaliyetinin bulunduğu, marka kullanımı için tacir sıfatına sahip olunmasının gerekmediği,
davalının adını kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağı, ibare ve logoyu davalının davacıdan daha önce kullandığının ortaya çıktığı, esasen, davacı markasını tescil ettirdiği şekilde de kullanmadığı, ayrıca davacının mensup olduğu vakfın kullanımına dayanmadığı, öncesinde marka olarak yaratılmada katkısının bulunmadığı, davalının öncelik hakkı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12149, K. 2012/16919, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama