KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12231 E., 2012/16862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2010 tarih ve 2005/647-2010/263 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket temsilcisi, davalı ile aralarında dökme malzemenin nakliyesi konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşme uyarınca taşımaya konu ürünlerinin tamamının kendileri tarafından taşınacağının garanti edileceğini, davalı tarafın sözleşmeyi fesh etmeden kendilerine herhangi bir tebligat yapılmadan malzemenin bir kısmının taşınması konusunda yeniden ihaleye çıkıldığını, bunun üzerine kendilerinin de sözleşmenin ihlali nedeni ile işin tasfiye edilmesini talep ettiklerini,davalının cevabında malzemenin taşınmasının davacı tarafından yapılmasının istendiğinin bildirdiğini, kendilerinin de bu cevabı kabul etmemeleri üzerine şantiyede bulunan taşımaya konu mala el konulduğunu ileri sürerek, şimdilik 5.100 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya dayanak yapılan sözleşmenin feshine davacının kusurlu davranışlarının neden olduğunu savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilebilecek herhangi bir eyleminin bulunmadığı, buna karşılık davacının taşımada çalıştırması gereken bir yükleyici ve 2 kamyonu taşıma işinden çekerek çalıştırmadığı,sözleşmenin feshinin hukuka uygun olduğu, davacının kar mahrumiyeti talebinin şartlarının oluşmadığı, ikinci ihalenin hukuka aykırı olarak yapıldığı kabul edilse dahi bu ihaleye davacının da girdiği teklif sunmasına rağmen kazanamadığı, davacının bu aşamadan sonra ihalenin feshedildiğini ileri sürmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12231, K. 2012/16862, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama