KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12480 E., 2012/16864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/03/2010 tarih ve 2008/530-2010/114 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı ... vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Mithatpaşa Şubesi nezdinde bulunan yatırım hesabındaki likit fonların müvekkilinin bilgi ve talimatı olmadan, banka çalışanı olan diğer davalı ... tarafından bozdurularak, paranın çekildiğini, davacının ifade vermemesi yönündeki davalı ...’nın yakınlarının tehdidi ve davalı bankanın müfettişi tarafından yapılan yönlendirme sonrasında, davacı zararının davalılar tarafından karşılanacağı şeklindeki beyanlar nedeniyle davacının “yapılan işlemlerin bilgisi dahilinde gerçekleştiği ve davalı bankayı ibra ettiğine” dair beyanda bulunduğunu,
aradan geçen zamana rağmen davalılar tarafından davacı zararının giderilmediğini ileri sürerek, Ankara 33.Noterliği’nin 16.07.2003 tarih ve 23143 no’lu ibranamenin irade fesadı sebebiyle iptaline, 2.555 likit fon bedelinin tahsil tarihindeki değeri üzerinden müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacının talimatı ve muvafakatı olmaksızın hesabında herhangi bir işlem yapmadığını, yapılan tüm işlemlerde davacının talimatı ve rızası alındığını, davacı iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ....Ziraat Bankası A.Ş. vekili davacının 16.07.2004 tarihli ibranamede, hesaplardaki bütün işlemlerin bilgisi ve talimatı ile gerçekleştirildiğini ve bir hak ve alacağı bulunmadığını beyan ettiğini, davacının aynı zamanda kuzeni olan diğer davalı ... ile aralarındaki borç-alacak ilişkisine müvekkili bankayı ortak etmeye çalıştığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının iradesini fesada uğratacak bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın bir kez daha reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12480, K. 2012/16864, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama