KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12574 E., 2012/16861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2010 tarih ve 2007/161-2010/122 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/10/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin “PAFİ +Şekil” ibaresinin tescili için davalı TPE'ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine diğer davalılar tarafından başvuruya yapılan itirazın kabul edildiğini, müvekkili itirazının ise TPE YİDK’nun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile redde mesnnet davalı taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin anılan markasını 2000 yılından itibaren aralıksız kullanarak ciddi yatırımlar yaptığını, uzun süre kullanımından dolayı ayırt edici nitelik kazandırdığını, kaldı ki müvekkilinin markanın gerçek sahibi olduğunu ileri sürerek, YİDK. kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu marka ile redde mesnet "PAFİM+Şekil" ve "THEPAFİ" ibareli markaların benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin "PAFİM " markasını 1995 yılından beri kullandığını, davacının kötü niyetli olduğunu, başvurudaki şekil farklılığının iltibas tehlikesini ortadan kaldırmayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı başvurusu ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimaline neden olacak şekilde bir benzerlik bulunduğu, çekişme konusu mal/hizmetlerin tüketici profili, markaları taşıyan ürünlerin maddi değerleri ve tüketicinin bu ürünleri almak için ayırdığı zaman da dikkate alındığında, ortalama tüketicinin aynı/aynı tür mal ve hizmetler bakımından, davacı başvurusu ile redde mesnet gösterilen markaları karıştırma olasılığının kaçınılmaz olduğu, tespit edilen mutlak red nedeninin aşılmasının hukuken olanaklı olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen her iki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12574, K. 2012/16861, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama