KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12221 E., 2012/17488 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 tarih ve 2006/588-2009/967 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ... Ltd. Şti. ile "Anex Tur" adı altında 28.05.2004 tarihinde kontenjan sözleşmesi imzaladığını, anılan sözleşme uyarınca davalıya müvekkilinin işlettiği otelde 80 oda tahsis edildiğini, konaklama ücretinin bir kısmının ödenmediğini, çekilen ihtarın karşılıksız kaldığını, icra takibi başlatıldığını, unvanını ... Ltd.
Şti. olarak değiştirdiğinin ortaya çıktığını, yine "Anex Tur" adı altında faaliyetini sürdürdüğünü, davalının yeni unvanını kullanarak 29.01.2005 tarihinde müvekkili ile yeni sözleşme imzaladığını, önceki borcun bu sözleşmede kabul edildiğini, davalı şirketin her iki ticaret unvanını göstererek tekrar ihtarname çekildiğini, gerek ikinci sözleşmedeki ikrar nedeniyle gerekse işletmeyi devir alanın sorumluluğuna ilişkin BK’nun 179. maddesi uyarınca davalıların alacaktan birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek, 29.844 USD’nin ilk ihtarname tarihi olan 11.10.2004 gününden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin davacıyla bir sözleşmesinin olmadığını, diğer davalıyla da hukuki ve fiili bağının bulunmadığını, husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin ödenmemiş bir borcunun olmadığını, "Anex Tur" veya "Anex Türkiye" ibaresinin tüzel kişiyi ifade etmediğini, ibarenin dava dışı ...Ltd. Şti’ne ait tescilli bir marka olduğunu, ayrıca Bağımsız Devletler Topluluğu’nda faaliyet gösteren ve merkezi Rusya’da bulunan tur operatörü firmasının adı bulunduğun, 2004 yılı itibariyle müvekkilinin bu firmanın Türkiye temsilcisi olduğunu, 2005 yılında sözleşmenin yenilenmediğini, bu yıl itibariyle diğer davalının Türkiye temsilciliğini aldığını, davalılar arasında hiçbir bağlantının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin 28.05.2004 tarihinde ... Ltd. Şti., 29.01.2005 tarihinde ise, diğer davalı ile kontenjan sözleşmesi imzaladığı, davalıların birbirlerinin devamı şirketler olmadığı, ayrı tarihte ve ayrı kişilerce kurulmuş şirketler bulunduğu, birini diğerinin devir almadığı, davacı ile ... Ltd.
Şti. arasında yapılan sözleşme tarihinde diğer davalının henüz tüzel kişilik kazanmadığı, davacının, davalı ... Ltd. Şti’nin yapılan sözleşme ile davalı ... Ltd.
Şti’nin borcunu üstlendiğini iddia ettiği, anılan sözleşmenin 15. maddesinde 2004 yılından kalan acente borcu ödenmeden sözleşmenin geçerlilik kazanmayacağı yönünde hüküm olduğu, ancak sözleşmede davalı ... firmasının borcunun açıkça üstlenildiğinin açıklanmadığı, acente olarak kast edilenin sözleşmenin tarafı davalı ... Ltd. Şti. olduğu, ayrıca 28.05.2004 tarihli sözleşmeye da atıf bulunmadığı, davalı ... Ltd.
Şti’nin borcunun bulunmadığı, diğer davalıdan alacğın sabit olduğu gerekçesiyle davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine, idğer davalı hakındaki davanın kabulüne, 29.843.50 USD’nin dava tarihinden itibaren %7 faiziyle diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, oda tahsis sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacının, davalı ... Ltd. Şti. ile 15.06.2004-07.11.2004 tarihlerini kapsayan 28.05.2004 tarihli, diğer davalıyla da 01.04.2005-07.11.2005 tarihlerini kapsayan 28.05.2005 tarihli oda tahsis sözleşmeleri imzaladığı ve bu sözleşmelerin geçerliliği konusunda bir çekişme bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, 28.04.2004 tarihli sözleşme uyarınca davacının bir alacağının olup olmadığı ve varsa bu alacaktan her iki davalının sorumlu bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece, davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiştir. Ancak, bu davalı hakkındaki değerlendirmeler yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı ... Ltd. Şti’nin ayrıca diğer davalının bakiye borcunu üstlendiğini de ileri sürmüştür.
Davalılarca varlığı kabul edilen sözleşmeleri davalılar adına aynı kişi imzalamıştır. İki sözleşmede de "Anex Tur" ibaresi kullanılmıştır. Ayrıca, ... Ltd. Şti. ile yapılan sözleşmenin 15. maddesi 29.04.2005 akşamına kadar 2004 yılından kalan acenta borcunun davacıya nakit olarak gecikme nedeniyle doğan vade farkı ile birlikte ödenmediği takdirde davacının sözleşmeyi feshedeceği hükmünü içermektedir. Davacı ile davalı ... Ltd.
Şti. arasında düzenlenen sözleşme tarihi itibariyle ... Ltd. Şti’nin tüzel kişilik kazanmamasının, doğmuş bir borcun üstlenilmesi bakımından bir önemi yoktur. Başka bir anlatımla, ticaret siciline kayıt edilerek tüzel kişilik kazanan bir ticaret şirketinin, bu tarihten önce doğmuş bir borcu üstlenmesine engel bir durum bulunmamaktadır. Öte yandan, varlığı inkar edilemeyen sözleşmenin 15. maddesinde belirtilen ‘acente’ ibaresinin davalı ... Ltd.
Şti’ni kasdettiğinin kabulü de doğru değildir. 29.12.2004 tarihinde tüzel kişilik kazanan ve basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olan bu davalının 2004 yılı itibariyle olmayan borcunu ödemeyi vaad etmesi ve bu yönde sözleşmeye hüküm koydurması hayatın olağan akışına uygun bulunmamaktadır. Sözleşmenin amaçsal olarak yorumlanması gerekmektedir.
Bu durum karşısında, davacı ile davalılar arasında düzenlenen sözleşmeleri aynı kişinin imzaladığı, bu sözleşmelerin davalılarca kabul edilerek benimsendiği, anılan sözleşmelerde "Anex Tur" ibaresinin kullanıldığı ve 28.05.2005 tarihinde yapılan sözleşmenin 15. maddesi hükmü uyarınca davalı ... Ltd. Şti’nin diğer davalının borcunu ödemeyi üstlendiği kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacı şirket alacağının ödenmesini teminen iki ayrı tarihte temerrüt ihtarı çekmiş ve hatta icra takibinde bulunmuştur. Açıklanan bu yönler değerlendirilmeden ve hiçbir gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde diğer davalının dava tarihinden itibaren temerrüde düştüğü kabul edilerek hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12221, K. 2012/17488, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama