KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12223 E., 2012/3176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.05.2010 tarih ve 2010/203 - 2010/511 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/505 esas sayılı dosyasında, şirkete kayyım atanması için dava açmak üzere süre ve yetki verildiğini ileri sürerek, şirketi yukarıda anılan 2008/505 esas sayılı dosyasında temsil etmek ve hak ve menfaatlerini korumak üzere kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirkete kayyım atanması talep edilen 2008/505 esas sayılı dosya ile birleşen 2009/20 ve 24 esas sayılı dosyalarda zaten kayyım atanmasının talep edildiğini, anılan dosyanın halen derdest olduğunu, kayyım atanması konusunun burada karara bağlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/505 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketin organsız kaldığı, mevcut yönetim kurulunun temsil yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirkete temsil kayyımı atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, şirkete kayyım atanmasına ilişkin olup, bu tür davaların TTK’nun şirketlere ilişkin hükümleri de gözetilerek görülmesi daha uygun olacağından, aynı kanunun 4. maddesinin ilk fıkrasının birinci bendinde belirtilen biçimde geniş anlamda ticari dava olduğunun kabulü ile davanın Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir
Bu itibarla, davanın Sulh Hukuk Mahkemesince işin esasına girilerek sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebebine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12223, K. 2012/3176, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama