KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12229 E., 2011/15981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2010 tarih ve 2008/430 - 2010/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinin 04/08/2007 tarihinde davalının sorumluluğunda bulunan su borusunun patlaması sonucu dahili su hasarına maruz kaldığını, sigortalıya 5.997,00 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek 4.790,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 2007 yılında Ankara genelinde uygulanan su kesintisi nedeniyle şebeke hatlarına verilen suyun yüksek basınçlı olması sonucu 03.08.2007 tarihinde dava konusu işyerinde yangın vanasının patlaması ile akan suyun 2. kat zeminde birikip asansör boşluğuna dolarak alt katlara kadar indiği, 1. kat tavanına sirayet ederek hasar meydana geldiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, 4.790,00 TL'nın 17.10.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile sigortalı şirket arasında düzenlenen poliçe ve eklerinde rehinli alacaklı olarak Alternatifbank Ostim Şubesi'nin belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda anılan Bankanın rehin hakkı olduğundan tazminat isteme hakkı öncelikle ona ait olup sigortalı veya halefi sıfatıyla sigorta şirketi, ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
O halde, poliçedeki bu kaydın mahkemece araştırılması, gerektiğinde rehinli alacaklı olduğu belirtilen dava dışı Banka'dan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gereken bu eksiklik tamamlanmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12229, K. 2011/15981, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama