KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12236 E., 2012/3229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2009/1084-2010/932 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine kredi borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 1. maddenin yürürlüğe girmesi ile davalı ile aralarında yasaya uygun ödeme planı hazırlandığını, ödemeler devam ederken anlaşmaya aykırı olarak davacının maaşına ek haciz koyduğunu, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasında 1.198,43 TL borcu bulunduğuna karar verildiğini, maaşından icra dosyasına 3.062,97 TL kesildiğini, bu şekilde davalının müvekkilinden 1.864,54 TL fazla tahsilat yaptığını ileri sürerek, bu meblağın hakkın doğumu tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, taksitlendirme ile davacıya faiz indirim yapıldığını, taksitler zamanında ödenmeyince protokol iptal edilip ödenen meblağın faize sayıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı ile, süresi içinde yapılmayan zamanaşımı itirazının reddine, davacının davalı bankaya 1.198,43 TL borcu kaldığı halde icra dosyası ile davacının maaş ve ücret gelirlerinden 3.062,97 TL tahsil edilmekle davacıdan fazladan tahsilat sağlandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.864,54 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12236, K. 2012/3229, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama