KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12434 E., 2012/4044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2010 tarih ve 2009/331-2010/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 07/03/2000 tarihinde akdedilen sözleşme uyarınca, kamyon taşımacılığı hizmetlerinin verilmesi bakımından, davalının Türkiye temsilcisi olarak atadığını, sözleşmenin 9 nolu "Hesapların Tasfiyesi" başlıklı maddesine göre, tarafların her ayın sonunda birbirleri namına keşide ettikleri faturaların bilgilerini içeren hesap raporları düzenleyip birbirlerine tebliğ ettiklerini, davacının 26/03/2004 - 30/09/2005 tarihleri arasında muaccel olan faturalara istinaden düzenlediği hesap özetine göre davalı şirketin 14.335,28 Avro bakiye borcunun bulunduğunu,
taraflar 29 Eylül 2005 tarihinde bir mutabakat imzalayarak, 07/03/2000 tarihli sözleşmenin 01/10/2005 tarihinden geçerli olmak üzere karşılıklı olarak feshedildiği hususunda anlaştıklarını, buna göre tarafların 2005 Aralık ayı sonuna kadar sözleşmeden doğan borç-alacak hesabının kapatılacağını kararlaştırdıklarını, ancak ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün 2009/18408 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline ve takibin devamına,
alacak likit olduğundan davalının % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilmiş 07/03/2000 tarihli sözleşmenin "İhtilaf" başlıklı 11. maddeside düzenlenen tahkim şartı nedeniyle görevsizlik kararı verilmesini, esasa ilişkin olarak da davalı şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen ve tahkim şartını düzenleyen sözleşme uyarınca ihtilafın halli hakeme ait olduğundan dava dilekçesinin reddine, koşulları bulunmadığından davalı lehine istenen kötü niyet tazminatına ilişkin talebin de reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12434, K. 2012/4044, 16 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama