KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12448 E., 2012/3931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.04.2010 tarih ve 2005/925 - 2010/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 20/05/2005 tarihinde davalı şirketin taşıyıcılığının üstlendiği uçakta yolcu iken, uçakta oturduğu koltuğun üstünde yer alan rafın açılması sonucunda müvekkilinin başından yaralandığını, gözlüğünün zarar gördüğünü, ayrıca davalı şirket çalışanının müvekkilinin maddi zararının rafa eşyalarını hatalı yerleştiren dava dışı yabancı uyruklu kişiden karşılanacağı inancıyla “Bunlar Türkler gibi değil öderler” diyerek Yüce Türk Milletine hakaret etmiş olduğundan müvekkilinin kırılan gözlüğünün bedeli 2.000,00 TL, muayene ücreti 60,00 TL, taksi masrafı 40,00 TL olmak üzere toplam 2.100,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin olayda sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 690,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebin reddine, unsurları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430,00 TL’dir.
Davalı vekili, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 690.00-TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin verilen hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, bu talep bakımından 01/04/2010 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12448, K. 2012/3931, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama