KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12488 E., 2010/12446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 gün ve 2005/163-2008/130 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.06.2010 gün ve 2008/11980-2010/7005 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin Dünyaca tanınmış “BOUNTY” markalarının yaratıcısı ve sahibi olan müvekkili şirkete ait bu markaları ve ambalajı ile yanıltıcı benzerlik gösteren “COCO COUNTRY” markalı ürün ambalajını kullanarak haksız rekabette bulunduğunu, daha önce taraflar arasında çıkan ihtilafları sonrasında imzalanan 05.04.2002 tarihli protokol gereğince davacının ceza davasında şikayetinden vazgeçtiğini buna karşılık davalının bundan sonra müvekkiline karşı haksız rekabette bulunmayacağını aksi takdirde cezai şart ödemeyi kabul ettiğini buna rağmen haksız rekabette bulunmaya devam ettiğini ileri sürerek,
davalının Coco Country markalı ürün ambalajının müvekkiline ait Bounty markasından doğan hakkını tecavüz ettiğinin tespiti ve men’ine, ürünlerin imhasına, üretim ve dağıtımının durdurulmasına, 25.000 ABD Doları cezai şartın ödeme tarihindeki TL. karşılığının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile davalı adına tescilli “Coco Country” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait “Elvan Coco Country” markasının sütlü krokilin kaplı Hindistan cevizli bar ürünü ile ilgili olup tescili için 13.05.2005 tarihinde başvuru yapıldığını, bu markanın davacı markasından farklı olduğunu, yine davalı ambalajının davacının ambalajına benzer olmadığını, renklerin ve davacı ambalajındaki resimlerin belirli kişilerin tekeline verilemeyeceğini, dava dilekçesinde bahsedilen protokolün müvekkili markası ile ilgisi bulunmadığından cezai şart istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kısmen kabulü ile davalı markasının davacının markası ve ambalajı ile iltibas oluşturduğundan davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, 25.000 ABD Doları cezai şartın ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline dair verdiği kararının Dairemizce onanması üzerine, davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12488, K. 2010/12446, 3 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama