KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12504 E., 2012/3787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk (Şişli 5. Sulh Hukuk)Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Sulh Hukuk (Şişli 5. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 26/05/2010 tarih ve 2009/1419-2010/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan muhtelif ekipmanların davalıların sorumluluğunda, İsveç'ten Türkiye'ye taşınması sırasında aracın yükün ve yolun gerektirdiği dikkat ve özenle kullanılmaması ve emtianın yeterli şekilde sabitlenmemesi dolaysıyla hasarlandığını ve sigortalıya hasar ödemesi yapıldığını belirterek 5.398,00 TL hasar bedelinin avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin taşıyıcının acentesi olup doğrudan müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın doğmasında müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, mal bedelinin ödenmemiş olması halinde davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, hasarın ambalaj yetersizliği ve yükleme hatasından kaynaklanmakta olup taşıyıcının ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, poliçenin yüklemeden sonra düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın sürücünün yol ve yük durumuna uygun araç kullanmamasından kaynaklandığı, istifleme ve ambalaj hatasının bulunmadığı, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin bulunduğu, poliçenin geçerli olduğu ve hasarın teminat kapsamında bulunduğu, gerek alt taşıyıcının CMR sigortacının gerekse üst taşıyıcının hasardan sorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların sorumluluğu avukat bilirkişi tarafından düzenlenen 04.05.2010 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle belirlenmiştir. Halbuki, özellikle zarar gören eşyanın niteliği dikkate alındığında zararın sebebi, nasıl meydana geldiği ve miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, makine mühendisi, taşıma konusunda sektörde uzman ve sigorta hukukçusundan oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyeti aracılığı ile taşıyıcının sorumluluğu bakımından istifleme ve sabitlemenin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, hasarın sebebi, makine niteliğindeki yükte meydana gelen gerçek zarar miktarının ne kadar olduğu ve CMR Konvansiyonu gereğince sınırlı sorumluluk kurallarının uygulanması suretiyle değerlendirme yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar lehine bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12504, K. 2012/3787, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama