KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12531 E., 2011/1450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 gün ve 2007/321-2008/698 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.07.2010 gün ve 2009/2500-2010/8289 sayılı kararı aleyhindez davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından 9.500 YTL’nın internet vasıtasıyla başka hesaba aktarıldığını,davalı bankanın internet vasıtasıyla yapılan işlemlerde müşterilerin haklarını koruyucu tedbir almaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek 9.500 YTL’nın 12.01.2005 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışının sebebiyet verdiğini, söz konusu havale işleminden dolayı sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından 12.01.2005 tarihinde havale yapıldığı,davalı bankanın, tek kullanımlık şifre zorunluluğu getirmemesi, gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.500 YTL’nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12531, K. 2011/1450, 10 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama