KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12561 E., 2010/10754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.04.2010 tarih ve 2010/37-2010/37 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, müvekkilleri aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kanuni şartları gerçekleşmediğinden ve senetlerin bir kısım bedellerinin ödenmiş olması sebebiyle kaldırılması gerektiğini, alacaklı firmaya bir kısım senetler verildiğini, ayrıca çeklerden bir kısmının banka aracılığı ile tahsil edildiğini, bir kısmının ise elden ödendiğini, nakit ödemeler dışında da müvekkillerinden ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç noter satışı henüz yapılmamakla birlikte anahtar ve ruhsat teslimi yoluyla alacaklısına 55.000 USD değerinde taraflarca mutabık kalınan aracın mahsup edilmek üzere verildiğini,
alacaklısına şu an itibari ile 240.000,00 USD borçlarının kaldığını, alacaklı firma tarafından mahkemeye açıklama yapılmaksızın teminat amaçlı verilen ve bir kısmı ödenen senetlerle ilgili olarak ticari faaliyetine aktif olarak devam eden müvekkil firma ve ortaklarının sıkıştırılmaya çalışıldığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının tamamen kaldırılmasına, aksi halde asıl alacak yönünden fazla talep edilen 85.000,00 USD yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına,
kötü niyetli bu girişim sebebiyle müvekkillerin uğradığı maddi zararlar ve manevi giderler sebebiyle alacaklı tarafça mahkemeye yatırılan teminatın müvekkiller lehine tazminata hükmedilerek kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı vekili, itiraza cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, itiraz dilekçe içerdiğinden de açıkça anlaşıldığı üzere henüz noterde satışı dahi yapılmayan araç ile borcun bir kısmının ödendiğinin savunulması ve ihtiyati hacze konu bonoların kısmen ödendiği iddiasının görevli mahkemelerde yargılama konusu olabileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12561, K. 2010/10754, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama