KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12653 E., 2012/3886 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.04.2010 tarih ve 2009/513-2010/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Konya’da bulunan müşterisine gönderilen malların davalı tarafından alıcı dışında başka birisine teslim edildiğini ileri sürerek, 6.976,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözlü talimatı ile malların ...isimli kişiye teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının basiretli bir tacir gibi davranarak teslim aldığı malı gerçek alıcısına teslim etmesi gerekirken, ilgisi olmayan kişiye teslim etmesi nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, 6.976,00 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığı için manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı taşıyanın malı alıcısı dışında dava dışı başka birisine teslim etmesi esasen haksız eylem niteliğinde olup, haksız eylemlerde borçlunun temerrüde düşürülmesinin gerekmediği ve B.K.nun 98/2. madde hükmü uyarınca da sözleşmeye aykırılık hallerinde de haksız eyleme ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulabileceği gözetilerek, istem gibi 18.12.2007 olan olay tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 17.03.2009 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12653, K. 2012/3886, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama