KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12745 E., 2010/13028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 gün ve 2006/187 - 2008/159 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.10.2010 gün ve 2008/11928 - 2010/6696 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... arasında 01.11.2003 tarihinden itibaren 5 yıl süreli olmak üzere Standart Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olarak, işyerinde diğer davalılara ait LPG tüplerini bulundurduğunun, depoladığının ve satışını yaptığının Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/109 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, anılan davalının sözleşmenin 8. maddesinde belirtilen rekabet yasağına aykırı davrandığını, diğer davalıların da bu fiili teşvik etmek suretiyle haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek,
TTK'nun 56, 57/6-10 ve BK'nun 48 ila 50. maddeleri uyarınca davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ile önlenmesine ve men'ine, hüküm özetinin ilanına, davacının haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu maddi zarara karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 YTL maddi tazminat ile TTK 58/e ve BK 49. maddeleri uyarınca 10.000 YTL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan Milangaz LPG Dağıtım Ticaret ve Sanayi A.Ş. ve Likitgaz Tevzi ve Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili ... arasındaki sözleşmenin dava dayanağı hükümlerinin 4057 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’a ve konuyla ilgili yönetmeliğe uygun olmadığından geçersiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu sözleşmeyi feshettiğini ve keyfiyeti davacıya bildirdiğini, bu durumda sözleşme hükümleri ile bağlı olmadığı gibi diğer davalılarla fesihten sonra sözleşme imzaladığını,
öte yandan davacının ülke çapında bayilik ihdas edememesi nedeniyle kâr kaybına uğradığından ve fahiş bir zarardan söz etmenin mümkün olmadığını, davalı ...'ın bayilikten ayrılmasından sonra davacının müşteri portföyünde bir eksilme olmadığını, başka bayiler vasıtasıyla satışlarına devam ettiğini, geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanılarak manevi tazminat istenemeyeceğini, davanın müvekkilinin sözleşmeyi feshetmesinden çok sonra açılmakla kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı ... tarafından 23.08.2004 tarih ve 10054 yevmiye nolu Aksaray 2.Noterliğince düzenlenen ihtarname ile feshedildiği, bu tarihten sonra taraflar arasında ticari ilişkiyi gösterir kayıt olmadığı, sözleşmenin haklı nedenlerle feshinden sonra davalılar Milangaz ve Likitgaz’ın ürünlerinin davalı tarafından satışı gerçekleştirildiği, bu nedenlerle davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.6.2010 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve özellikle, her ne kadar yerel mahkemenin gerekçeli kararında, bu yolda herhangi bir araştırma yapılmaksızın, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı ... tarafından haklı nedenlerle feshedildiğinin belirtilmiş olması doğru değil ise de, anılan davalı tarafından yapılan tek taraflı fesihten sonra uzun bir süre sessiz kalan davacı şirketin -haklı nedenlere dayalı olsun ya da olmasın- feshi benimsemiş sayılması gerektiğine, aksini düşünmenin MK’nun 2. maddesine aykırı olacağına ilişkin mahkeme gerekçesinin isabetli bulunmasına,
bu açıdan sözleşmenin feshinde davalının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının işbu dava açısından sonuca etkili olmamasına, davacı şirketin bu şekilde feshedilmiş bir sözleşmede yer alan rekabet etmeme taahhüdüne dayanarak davalı ... ve diğer davalılar aleyhine haksız rekabette bulunduklarına ilişkin iddiasının, işbu davanın dayandığı hukuksal nedenler gözetildiğinde, dinlenemez nitelikte bulunmasına göre davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12745, K. 2010/13028, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama