KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12867 E., 2012/3720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2010/273-2010/382 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 07.04.2008 tarihli hisse alım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Ticaret Odası Hakem Heyeti'nin uyuşmazlığı çözeceğinin hüküm altına alındığını, taraflar arasında doğan cezai şarta ilişkin uyuşmazlığın hakem heyetinde görüldüğünü, sözleşmenin taraflarından biri yabancı olduğundan Hakem Heyetinin verdiği kararın iptale tabi olduğunu, Vega Lojistik A.Ş.'nin sözleşmeyi imzalamadığından bahisle aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmadığına karar verilmişse de, anılan şirketin sözleşmeyi zımnen kabul ederek yükümlülüklerini yerine getirdiğini;
sözleşmeye konu 65 aracın tamamının 15 gün içinde üçüncü şahıs olan Ant Lojistik Ltd.
Şti.'ye devredileceği aksi halde davacıya cezai şart olarak 256.045,52 Euro ödeneceği hüküm altına alınmış olup davalının iki adet aracın devrini gerçekleştirmediği, cezai şart bölünemeyecek iken iki adet araç için uyarlama yapılarak cezai şartın tenkisi yoluna gidildiğini, taraflarınca 10.000 TL'lik kısmi dava açılmış iken hakem heyetinin verdiği kararla hakem ücretinin alacağın tamamı olan 256.045,52 Euro'nun Türk Lirası karşılığına tamamlanması için süre verildiğini, böylece hem kısmi dava açılmasına engel olunduğunu, hem de vekalet ücretinin bu miktar üzerinden belirlendiğini,
dava miktarını artırdıklarına ilişkin ıslah dilekçesinin de bulunmadığını; davaya konu araçlar tahkim davası açıldıktan sonra devredildiğinden davalı karşı davacı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun karar altına alınmadığını ileri sürerek, Hakem Heyeti Kararının Vega Lojistik'in asıl ve birleşen davada dava ehliyeti bulunmadığına ilişkin A1 ve B1, yetki aşımı yapılarak cezai şartın tenkisine ilişkin A3 ve esasa etki eden usul aykırılığından dolayı A4, B3 ve C fıkralarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptal talebi yerinde olmayıp usulden reddi gerektiğini, Vega Lojistik A.Ş.'nin sözleşmenin tarafı olmadığını, cezai şarta bağlanmış olan edimin bölünebilir bir edim olduğunu, davacının tahkim yargılamasında 256.045,52 Euro talebinden vazgeçerek talebini 10.000 TL olarak daralttığını, bunun da kısmen feragat anlamına geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 07.04.2008 tarihli sözleşme Vega Lojistik tarafından imzalanmadığından kararın A1 ve B1 fıkralarının, sözleşmede öngörülen cezai şartın 65 araca bölünmek suretiyle devri yapılmayan 2 araca tekabül eden rakamın istenmesi gerektiğinden A3, kalan kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi yasaya aykırı olmadığından A4 fıkralarına ilişkin iptal talebinin reddine; asıl dava kısmen kabul edilip, karşı dava tümden reddedildiğinden,
kabul-red oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, %47,49-%52,51 olarak tayini ve yargılama giderlerinin buna göre belirlenmesine ilişkin C bendinin iptaline; konusuz kalan araçlara ilişkin talep nedeniyle davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hu hususta bir karar verilmemesinin 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Yasasının 15/1-e maddesine aykırılık teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve katılma yoluyla davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalılar yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği halde, mahkemece davada kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına ücreti vekalete hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12867, K. 2012/3720, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama