KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1288 E., 2010/3052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2007 gün ve 2006/209 - 2007/144 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.11.2009 gün ve 2007/13756 - 2009/11980 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ticaret unvanını teşkil eden "3M" ibaresinin aynı zamanda ...'nin dünya çapında tanınmış tescilli markası olduğunu, davalı şirketin "Üç-M" ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini ve 3 M ibaresini ticaret alanında kullanmak suretiyle tescilli ticaret unvanı ve tanınmış markalarına tecavüz ederek haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davacının tanınmış markalarına ve ticaret unvanına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve davalının ticaret unvanından "Üç-M" ibaresinin terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davalının "Üç-M" ve "3-M" ibarelerini markasal kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hüküm özetinin ilanına, sair istemlerin reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1288, K. 2010/3052, 19 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama