KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12886 E., 2012/3287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2010 tarih ve 2008/889-2010/622 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Şehzadebaşı Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, bu hesaptan müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında 3. kişilerce internet bankacılığı yoluyla para çekildiğini, zarardan internet sisteminin güvenliğini sağlamayan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 6.215.00 TL tazminatın 09.05.2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın internet sitesinin güvenliği için tüm önlemleri aldığını, davacıya gerekli güvenlik uyarılarının yapıldığını, ayrıca davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Borçlar Kanununun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alanın akdin sonunda ödünç verilen parayı kararlaştırılmış ise faizi ile birlikte iadeye mecbur olduğu, aynı yasanın 471. maddesi uyarınca da usulsüz tevdide paranın ref'i ve hasarının mutlak şekilde saklayana geçtiği, bu nedenle usulsüz işlemle çekilen paraların doğrudan doğruya davalı bankanın zararı niteliğinde bulunduğu,
davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile davacının hesabından bir başka hesaba havale edilmiş olmasının davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı, ispat yükü üzerinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini de ispat edemediği, davacının hesabından çekilen paranın 184 TL'sinin davacıya iade edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.031 TL'nin 09.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12886, K. 2012/3287, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama