KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12888 E., 2012/8764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2010 tarih ve 2009/1-2010/1 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/05/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Çalık Enerji A.Ş’nin Türkmenistan Daşoğuz Termik Santraline göndereceği gaz tribünü ve diğer cihazların nakliyesini 18.8.2006 tarihli nakliyat poliçesi ile sigortaladığını, müvekkilinin bu poliçe dolayısıyla aldığı tüm riskleri kendi poliçesinin şartları ile Londra Piyasası Reasürörlerine 003408/2006 nolu Emtia Reasürans Poliçesi tahtında sigortaladığını, sigortalı emtianın teslimi sırasında hasarlandığını, sigorta ettirenin sigorta bedelini müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile talebi reddettiğini,
sigortalının müvekkili aleyhine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/171 esasında dava açtığını, dava devam ederken Londra Piyasası Reasürörlerinin tahkime başvurduğunu ve menfi tesbit davası açtıklarını, hakemlerin Londra Piyasası Reasürörlerinin dava, açmada hukuki yararlarının bulunduguna dair yorumunun Milletlerarası Tahkim Kanu'nun 17/1.maddesine aykırı olduğunu, tahkim şartına göre Türk Hukukunun uygulanması gerektiği halde hukuki yarar yokluğu savunmasının dikkate alınmamasının doğru olmadığını, aynı konuda görülmekte olan bir dava olduğunu ve verilecek kararın, kesin delil/kesin hüküm kapsamında olduğunu,
bu nedenle davacıların Reasürans Poliçesini Emtia Nakliyat Poliçesinden ayrı tutarak fakat aynı vakıalara dayanarak kendi sorumluluklarını nakliyat sigorta poliçesinden ayrı tutmalarının mümkün olmadığını, davacıların bu nedenle hukuki yararının bulunmadığını, yine Hakem Heyetinin, Londra Piyasası Reasürörlerinin verdiği vekaletnameyi tüm itirazlara rağmen kabul ettiğini, vekaletnamenin London Market Reinsurers tarafından sunulan zincirleme temsili gösteren belgelerin içerik ve şekil bakımından Türk Hukukuna uygun olmadığını,
yine Hakemlerin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/171 esasında kayıtlı davayı bekletici mesele yapmadıklarını, ayrıca Hakemlerin Milletlerarası Tahkim kanunun 12/C.maddesine aykırı davranıp, Türk Hukukuna ilişkin ticari örf ve adetler ile ticari teamülleri göz ardı ettiklerini, zira Londra Piyasası Reasürörlerinin Emtia Reasürans Poliçesinde yer alan “ şartlar” başlıklı hükme uymadığını ileri sürerek 9.10.2009 tarihli Hakem Kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Milletlerarası Tahkim kanunun 15'nci maddesine göre hakem kararının esasının incelenemeyeceğini, müvekkilinin hakem yargılamasını daha önce başlattığını, hakem kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Hakem Heyeti tarafından vekalet, hukuki yarar, derdestlik itirazının ve ticari örf ve adetin incelenerek karar verildiği mahkemece işin esasına girilmesinin sözkonusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12888, K. 2012/8764, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama