KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/12953 E., 2012/4567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.06.2010 tarih ve 2010/135 - 2010/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin boşandığı eşi ve annesi ...'in davalılardan ...'nin kullandığı araçta yolcu olarak bulunduğu esnada meydana gelen trafik kazası sonucunda hayatını kaybettiğini, davacılardan ...'in müteveffa ...'in eski eşi olduğunu fakat tarafların daha boşanma ilamını almadan tekrar evlenmeye karar verip birlikte yaşamaya başladıklarını, bu amaçla müteveffa'nın bizzat Kadıköy 2. Aile Mahkemesi'ne başvurarak iddet müddetinin kaldırılmasını dahi istediğini, mahkemece de talebin kabul edildiğini, davalı sigortacıdan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak (4.743.004.750.-) TL tahsil edilmiş olduğunu ileri sürerek,
davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (10.000,00) TL maddi, (35.000,00) TL manevi, ... için (14.002,62) TL maddi ve (10.000,00) TL manevi tazminatın davalı sigortacının poliçe teminatıyla sınırlı sorumlu olması kaydıyla faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin kazaya karışan aracı 23.06.2004 - 12.07.2004 dönemi için Ford Otosan A.Ş.'ne kiraladığını, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, davacı ...'in boşandığı eşi için tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, olayda hatır taşımasının sözkonusu olduğunu, müteveffanın davacı ...'le evlenmek için kesin bir kararın bulunmadığını, davacı ...'in maddi tazminat isteyemeyeceğini, manevi tazminat istemlerinin ise fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Allianz Sigorta A.Ş. vekili, davacı çocuk ... için (4.743,00) YTL ödendiğini, davacı ...'in ise ölen ...'den boşanmış olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı iseteyemeyeceği, müvekkilinin manevi tazminat taleplerinden sorumlu tutulamayacağını, müteveffanın ölüm nedeninin emniyet temeri takmamasından kaynaklanmakla, ağır kusur hali olan bu durumun davacılara tazminat talep hakkı vermediği, olayda hatır taşımasının sözkonusu olduğunu, faiz başlangıcının ancak, dava tarihi olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, manevi tazminat istemi dışındaki yönler Yargıtay kararı ile kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı ... yönünden 15.000 TL manevi tazminat takdiri ile bunun olay tarihi olan 07.07.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/12953, K. 2012/4567, 23 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama