KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13095 E., 2012/4264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2010/316-2010/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu üç adet çekin davalı bankanın devraldığı Sümerbank A.Ş., Malatya Şubesi'ne bedelinin bankaca tahsil edilerek müvekkilinin hesabına kayıt edilmesi için imza karşılığı verildiğini, ancak çek bedellerinin hesaba kayıt edilmediğini ileri sürerek, şimdilik 27.000,00 YTL.’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, faize ilişkin tavzih talebinin yerinde olmadığı, alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının inkar tazminatı ve fazlaya ilişkin taleplerinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dairemizin 09.11.2009 tarihli bozma ilamında, 22.01.2008 tarihli mahkeme kararının hüküm fıkrasının tavzihine ilişkin olarak verilen 09.05.2008 tarihli karar bakımından, davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı taraf tavzih dilekçesi üzerine, temerrüd faizi başlangıç tarihlerini tavzih yolu ile değiştiren 09.05.2008 günlü mahkeme kararının HUMK'nun 455 vd. maddelerine açıkça aykırı olduğu belirtilerek tavzih kararının mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma kararına uyulmuştur.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca tavzih isteminin reddine karar vermek gerekirken, bunun yerine kesinleşmiş olan esas hakkında karar oluşturulması, ayrıca bu kararda kesinleşen karardan farklı olarak daha önce ödeme tarihinden itibaren hükmedilen yasal faiz konusunda bir karar verilmemiş olması yerinde görülmemiş, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı (borcu üstlenen sıfatıyla TMSF) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13095, K. 2012/4264, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama