KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1312 E., 2010/2045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.12.2007 tarih ve 2006/403-2007/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi bulunduğunu, kooperatife ait dükkânın satışa çıkarılması üzerine müvekkilince satış bedelinin 10.4.2006 tarihinde kooperatif hesabına yatırıldığını, ancak kooperatif yönetim kurulunca geçmiş tarihli karar alınarak 26.3.2006 tarihinde satışın kooperatif yönetim kurulu başkanına yapıldığını, oysa kooperatif yöneticisinin kooperatif ile alım satım ilişkisine girmesinin yasak olduğunu ileri sürerek, yönetim kurulunun dükkan satışına ilişkin kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kooperatif üyeliğini 1.4.2006 tarihinde devrederek üyelikten ayrıldığı, bu tarihten önce gerçekleşen satışın iptali için dava açmadığı, daha sonra 13.4.2006 tarihinde yeniden üyeliğe dönmüş olsa bile önceki üyeliğe ilişkin iptal davası açma hakkının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatife ait dükkânın kooperatif yönetim kurulu başkanına satışı konusunda alınan yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, genel kurul kararı ile satışına karar verilen davalı kooperatife ait dükkân 26.03.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu başkanına satılmış ve davacı tarafından bu satışın 1163 sayılı Kooperatifler Yasanın 59/6. ve anasözleşmenin 48/4. maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile yönetim kurulu kararının iptali için dava açılmıştır.
Mahkemece, davacının 01.04.2006 tarihinde üyeliği devrederek kooperatiften ayrıldığı, bu tarihe kadar satış işlemine ilişkin yönetim kurulu kararına karşı dava açmadığı, bu nedenle dava açma hakkının düştüğü, 13.04.2006 tarihinde yeniden üye olmasının yönetim kurulu kararının iptali için dava açma hakkını elde edemeyeceği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, dava tarihinde davacının kooperatif üyesi olduğu çekişmesiz olup, davacının dava açma hakkı vardır. Üyeliğin sonradan kazanılması dava açma hakkına engel değildir.
Bu itibarla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1312, K. 2010/2045, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama