KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13124 E., 2012/3820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2010 tarih ve 2009/583-2010/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket adına satın alınan 10.240,00 TL değerinde Yeni Gimat İşyerleri İşletmesi A.Ş. tarafından ihraç edilmiş muhtelif hamiline yazılı hisse senetlerinin şirket yetkilisinin arabasında iken çalındığını ileri sürerek hamiline yazılı hisse senetlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre, davacı şirket yetkilisinin karakolda alınan beyanında dava konusu hamiline yazılı hisse senetlerinden bahsetmediği, davacının zilyetlik ve zayi olma durumunu kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK'nun 563 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış olup, davacı temsilcisi bulunan kişinin aracında dava dilekçesinde belirttiği hisse senetlerinin de çalındığını ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. TTK'nun yukarıda bellirtilen maddeleri uyarınca açılmış bulunan davalar, senet sahibine hakkını senetsiz olarak dermeyan veya yerine yeni bir senet ihdasını talep yetkisi veren kararlar olup kesin hüküm sonuçlarını doğurmazlar.
Davaların bu niteliği itibariylede ki (01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'da çekişmesiz yargı olarak nitelendirilmiştir) böyle bir uyuşmazlıkta delillerin diğer davalar gibi değerlendirilmesi gerekmez.
Dava konusu uyuşmazlıkta daha sonra karakola verdiği ek beyanında dava konusu senetlerin de çalındığını bildiren şirket yetkilisinin olayın sıcağı sıcağına verdiği karakoldaki ilk ifadesinde iptali istenen senetlerden bahsetmemiş olması davacı aleyhine bir sonuç yaratmaz. Kaldı ki, mahkemece davacı tarafın iddiası başlangıçta kabul edilebilir nitelikte bulunarak ilanların yapılması cihetine gidilmiştir.
Bu aşamadan sonra, verilen ilk ifade de senetlerden söz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13124, K. 2012/3820, 14 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama