KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13314 E., 2012/4312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.07.2010 tarih ve 2008/520 - 2010/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı şirketle yaptığı acentelik sözleşmesi uyarınca, satışına aracılık ettiği 3 adet daire nedeniyle toplam 61.800 Euro komisyon alacağı bulunduğunu, ihtara rağmen alacağın ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 5.000 Euro alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketler ile müvekkili şirket arasında, müvekkili şirketi sorumluluk altına sokacak mahiyette bir komisyon akdi bulunmadığını savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir..
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dayanılan gayrimenkul tellallığı sözlemesi altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun ispatlanamadığı, buna göre taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin kurulduğundan ve davalı şirketin sözleşmenin tarafı olduğundan bahsedilemeyeceği, sözleşmenin tarafı olmayan davalı şirkete husumet yöneltilmeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, tellallık sözleşmesine dayalı ücret alacağının tahsiline ilişkin olup, davacılar bila tarihli sözleşmeyi ibraz etmişler, davalı ise sözleşme altındaki imzayı inkar etmiş ve bu nedenle mahkemece, tellallık sözleşmesinin BK'nun 404. maddesi uyarınca yazılı olmadığından bahisle dava reddedilmiştir.
Oysa davacılar vekili, sözleşmedeki imzanın davalı şirketin yetkilisine ait olmasa dahi, davalının bu sözleşmeyi benimsediğini, sözleşme gereğince müvekkillerinin 3 adet daire sattığını, buna karşılık davalının da davacılara ödemeler yaptığını iddia etmiş olup, mahkemece, davacıların bu iddiasına ilişkin delilleri toplanıp, davalının sözleşmeyi benimseyip benimsemediği üzerinde durulmaksızın davanın reddin karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13314, K. 2012/4312, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama