KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13318 E., 2012/4738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ilgın Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/04/2010 tarih ve 2009/587-2010/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kredi kartı sözleşmesinden doğan ve muaccel olan alacağın ödenmemesi üzerine garantör sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan davalı ve dava dışı kredi kullanan aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, davalının takibe kısmen itiraz ettiğini ve davalı yönünden takibin durduğunu, davalının garantör sıfatıyla imzaladığı sözleşme kapsamında BK m.110 uyarınca borcun tamamından sorumlu olduğunu belirterek kısmen ödenen 665,00TL'nin temerrüd faizinin ve kısmı ödeme sonrası kalan 2.835,64 TL'nin temerrüd faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hiçbir menfaati olmaksızın, dostane ilişkiler sebebiyle kredi kartının kullanımına imkan tanımak amacıyla kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, garantör sıfatının bulunmadığını, sözleşmede kimin hangi fiilinin taahhüt edildiğinin belirsiz olduğu, müvekkilinin icra dosyası kapsamında kredi kartı sözleşmesindeki limit kapsamında ödemede bulunduğunu ve borcu kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının imzaladığı sözleşmenin tam olarak doldurulmadığı, kimin fiilinin ve neyin taahhüt edildiğinin tam olarak belirtilmediği, davalının arkadaşlık ilişkisi içerisinde kredi kartı kullanımına imkan sağlamak bakımından sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmede herhangi bir menfaatinin bulunmadığı, sözleşmenin garanti sözleşmesi olarak değerlendirilemeyeceği, sözleşmedeki limitin 500,00 TL olup, limit artışlarının davalıya bildirildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, davalının icra dosyası kapsamında limit miktarı ve masrafları ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13318, K. 2012/4738, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama