KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13396 E., 2012/4110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2009 tarih ve 2009/13-2009/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı ... Mar. Giy. Gıda ve San ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili ile davalı ... Mar. Gıda Ltd.
Şti. arasında 24.05.2007 tarihli franshise (alt imtiyaz) sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin sonradan feshedildiğini, davalının sözleşmenin 5. maddesine aykırı olarak aynı yerde faaliyette bulunduğunu, oysa sözleşmeye göre aynı adreste 1 yıl geçmeden benzer faaliyette bulunamayacağını, buna rağmen diğer davalı şirketin aynı adreste sicile tescil edilip, davalı ...’nin de müdür olarak atandığını, yine davalının sözleşmeye göre davacının belirlediği ürünler dışında satış yapması mümkün olmadığı halde liste dışı ürünler sattığının tespit edildiğini, bu şekilde rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiğini ileri sürerek, davalı Galaksi Mar.
Gıda Ltd.Şti.’nin faaliyetinin 1 yıl süreyle durdurulmasını, davalı ...’nin müdürlükten azlini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. ve ... vekili, davacının siparişlere uygun ürün göndermediğini, taahhüt edilen hizmetlere uymadığını, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, fesih sonrası birbirlerini ibra ettiklerini, davacının iddialarının yersiz olduğunu, karşı dava olarak sözleşmenin tek taraflı olarak haklı nedenle feshedildiğinin tespitini istemiştir.
Davalı Galaksi Mar. Gıda Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin davanın tarafı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. vekili, davacının tüm ürünlere ulaşabilirliklerini sağlayamadığını savunmuş ise de yapılan tespitte DİA ibaresi taşıyan çok sayıda ürünün mevcut olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı, davalının sözleşmedeki rekabet yasağına aykırı olarak sözleşmenin feshine rağmen ürünleri satışa arz ettiği, mahkemenin şirket müdürünü azil yetkisinin bulunmadığı, karşı davanın harcının yatırılmadığı, süresinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı ...’nin müdürlükten azli talebinin reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı ... Mar. Gıda Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, sözleşmedeki haksız rekabet yasağı hükmünün ihlal edildiğinin tespiti ve meni istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki alt imtiyaz sözleşmesinin 5/5. maddesinde, rekabet yasağı başlığı altında yapılan düzenlemede, davalının sözleşmenin sona ermesi sonrası 1 yıllık süre boyunca benzer marketçilik faaliyetinde bulunamayacağı, davacı ürünlerinin benzerinin veya aynını satan bir iş yapamayacağı, rekabet yaratacak faaliyetlerden kaçınacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerine göre herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu ve BK.'nun 19. maddesinin ilk fıkrasında, bir akdin mevzuu, kanunun gösterdiği sınır dairesinde serbestçe tayin olunacağı belirtilmişken, 2. fıkrasında ise bu serbestinin sınırları gösterilmiş ve 20. maddesinde de, bir akdin mevzuu gayrimümkün veya gayrimukik yahut ahlâka (adaba) mugayir olursa, o akit batıldır hükmü getirilmiştir.
Bu bağlamda, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükmün de, Anayasa ve yasaların açık hükmüne rağmen korunması mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davacı-karşı davalının talebinin reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, mahkemece karşı davada harcın yatırılmadığı ve süresinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karşılık dava dilekçesi, hakim tarafından havale edilip işleme konulmakla dava açılmış sayılır. Dilekçenin verilmesi ile birlikte, peşin harcın yatırılmamış olması, sonradan harç yatırılmak suretiyle davanın görülmesine engel değildir.
Somut olayda, mümeyyiz davalılar tarafından süresi içinde karşı dava talebinde bulunulmuş ve harcın yatırılması için süre talep edilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davalı-karşı davacılara harcı ikmal ettirmek üzere süre verilip, talepleri konusunda olumlu veya olumsuz bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi de bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca, kabule göre karşı davanın süresinde açılmaması durumunda, davanın tefrikine karar vermek gerekirken, açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13396, K. 2012/4110, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama