KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13420 E., 2012/4139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/10/2009 tarih ve 2007/137-2009/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Can Sibel Meral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin POLO ve POLOGARAGE markalarını bir Türk markası olarak ihdas edip tanıttığını,bu markaların tanınmış marka olduğunu, P&C POLO COUNTRY markasının davalı tarafından tescil ettirildiğini bu markanın müvekkiline ait marka ile karıştırma ihtimali yarattığını, işletmeler arasında iltibasa mahal verecek nitelikte olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2004-04709 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 9. sınıftaki emtia için marka tescilinin bulunduğunu, bu sınıfta davacının markasının sektörel tanınmışlığının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacının POLO ve POLOGARAGE ibareli markaları ile davalının P&C POLO COUNTRY markaları aynı olmamakla birlikte her iki marka arasında POLO ibaresi yönünden benzerliğin bulunduğu, P&C ibaresinin POLO COUNTRY sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma olması nedeniyle davalıya ait markanın ayırt edici bölümünün POLO COUNTRY ibaresi olduğu, bu ibarenin Türkçede polo ülkesi anlamına geldiği ve bu nedenle davacının tanınmış nitelikteki POLO markasını çağrıştırdığı,
ortalama bir tüketici tarafından bu markanın davacıya ait markalardan biri, bu markayı taşıyan ürünlerin de davacı şirket tarafından üretilen bir ürün olduğu kanaatine varılabileceği dolayısıyla markalar arasında karıştırma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin de mevcut bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13420, K. 2012/4139, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama