KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13430 E., 2012/4676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2010 tarih ve 2010/36-2010/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, ürünlerinde tescilli ve tanınmış “ZARA” markasını kullandığını, davalı şirketin diğer davalı nezdinde “ZARACCO M” ibaresini 9. ve 10. sınıftaki ürünler yönünden marka olarak tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin, tanınmışlığa benzerliğe ve iltibas ve haksız rekabet oluşturma tehlikesine dayalı itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, davalı şirketin markasının hükümsüzlüğüne, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPE vekili, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, bu nedenle kararnamenin 8/b.maddesi kapsamında benzer olmayan mal ve hizmetler açısından itirazın reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, YİDK kararının iptaline ve hükümsüzlük isteminin reddine ilişkin verilen karar onandığından karar verilmesine yer olmadığına, YİDK kararının iptali nedeniyle davacı lehine davalılardan vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizin 15.10.2009 tarihli 2008/465 esas, 2009/10593 karar sayılı ilamıyla, davalı TPE yararına vekalet ücreti verilmemesi gerektiği yönünden bozulmuş, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebinin reddi kararı kesinleşmiştir. Bozmaya uyulmakla yapılan yargılama sonunda kesinleşen bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde, davacı lehine davalılardan vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13430, K. 2012/4676, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama