KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13447 E., 2012/4141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2010 tarih ve 2009/472 - 2010/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “... odun ateşinde pişen naturel katkısız ekşi mayalı ekmek” ve '... naturel karanfilli çörek ekmeği' markalarını 1999 senesinden beri kullanıp adına tescilli olduğunu, müvekkilinin eski iş yerini davalıya devrettiğini, devrin markanın ya da ürünün kullanım, satım hakkını kapsamadığını, davalının müvekkiline ait markayı “... odunlu ekşi mayalı taş fırını” olarak kullandığını, bu durumun müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek davalının markaya tecavüz suretiyle oluşan haksız rekabetinin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendi firma ismini aldığı tarihte davacının bu ismi ya da benzer isim kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda '...' ve '...' ibareleri davacı adına tescilli markaların esas unsurlarını gösterdiği, markalarda bulunan naturel karanfilli çörek ekmeği ve odun ateşinde pişen katkısız ekşi mayalı ekmek çeşitleri ibareleri ise markalarda yardımcı konumunda olduğu, bu ifadelerin üretilen ve satışa sunulan malların karakteristik özelliklerini ifade ettiği, bu ibarelerin '...' '...' ibaresi olmaksızın tescili mümkün bulunmadığı,
bir başka ayırt edici unsurla talep eden herkes tarafından tescilinin mümkün olup davacının adına kayıtlı markasının esaslı unsurlarından biri olan ... ibaresinin davalı tarafından aynen kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalının “...” ibaresini kullanmasının, davacı adına tescilli olan markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün menine, ... ibaresinin geçtiği her türlü tanıtım vasıtasının kaldırılmasına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu marka üzerindeki öncelikle üstün hakkın davacıya ait bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13447, K. 2012/4141, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama